28 Aralık 2009 Pazartesi

Ps. Acemi Ben


Kişisel durumlarımı bu bloga yansıtmak istemezdim fakat çocuklar gibi resimler yapıyor,yapınca da sizlere göstermek istiyorum. Mağzur görün piliz.

Buyrun size bir Ocak 2010 takvimi...
Ocağın rengi mavi. Buz rengi :)
Sadece gün kısaltmaları ve sayılar benim el yapımım değil. Diğerleri benim el yapımım.
Sizden bir ricam olacak,gördüğünüz hataları söyler misiniz?
Mümkünse tek tek :)
Seviyorum sizleri...

eau de...?

Şu grafik tablet zımbırtısını aldım alalı,kendimi geliştirmek için çizimler yapıyorum sürekli...
Öncelikle konumuzla ilgili iki tane çizim yaptım. İkisini de paylaşayım ama ben birinciyi daha çok sevdim çünkü ikincide anlatmak istediğim şeyi anlatamadım.



Efenim,bugün değinmek istediğim spesifik konu eau de... konusudur.
Bilirsiniz parfümlerin altlarında EdP,Edt gibi kısaltmalar mevcuttur. Bu kısaltmalar bize parfümün türünün ne olduğunu gösterir.
Bunları tek tek açarsak ;

Parfüm(Perfume) : Parfüm esansı %15-30 arasında olan parfümdür. Çok azı bile çok kalıcıdır. En kalıcı olan parfümdür.
Eau de Parfüm: Parfüm esansı %8-15 arasında olan parfümdür. Parfüm kadar kalıcı değildir. Cilt tipine göre değişiklik gösterebilir.
Eau de Toilette: Parfüm esansı %4-8 arasında olan parfümdür. Genelde günlük kullanım için uygundurlar. Cilt tipine göre değişiklik gösterebilir.
Eau de Cologne: Parfüm esansı %2-4 arasında değişen kolonyalardır.

Bu konuyu aydınlatmak istedim çünkü bazı arkadaşlarım neden benim parfümüm kalıcı değil diye yakınıyorlar. İşte bu yüzden...
Lütfen parfümünüzü alırken türüne dikkat edin.

Sevgilerimle ... :)

26 Aralık 2009 Cumartesi

Benimde Artık Bir Sevgilim Var :)

Amman yanlış anlamayın piliz :)
Bu sevgili dediğim şey şu aşağıdaki kıytırık şeyi çizmemi sağlayan şeydir :)
Şimdi bu bir adam :) [Hayatımda ilk kez erkek çizdiğimi göz önünde bulundurun] Gerçekten mii? demeyin lütfen :) Gerçekten...
Efenim,bu adamın düşlerinde bir cupcake var[yakında o da gelicek] ve sadece o renkli. Yani renkli düşler şeklinde bir saçmalık işte :)
Benim bunları yapmamı sağlayan Grafik tabletime ve grafik tabletimi alan babama çok teşekkür ediyorum :)
Tekrar görüşmek üzere...

13 Aralık 2009 Pazar

Hediye Sorunsalı


Not1: [Sorunsalı başlığını atmak bugüne kısmetmiş :)]
Efendim,4 Ocak benim doğum günüm malumunuz :)
Not2:[Korkmayın hediye istemiyorum :)]
Fakat ablam bana ne alacağını bir türlü kararlaştıramadı. Ve benden yardım istedi.
Not3:[Demekki ablamdan istiyormuşum :)]
Ben de bu konuda ablama seve seve yardımcı olmak istedim fakat şu an alabileceği bir şey bulamadım kesinlikle :) Kaç günden beri düşünüp duruyorum. Çeşitli sitelere üye oluyorum. [bkz:.markofoni]
Ama ne istediğimi gerçekten bilmiyorum. Akseuar,kıyafet,süs eşyası ve gereksiz ıvır zıvır şeyler yerine işe yarayan,yetenek geliştiren ve eğlenceli birşeyler istiyorum. Aslında bir grafik tablet olsa fena olmaz hani :) tık tık
Ne yapsam bilmiyorum :)
Not4:[Bizene bundan diyorsanız sizi de bundan rahatsız ettim zaten :)]
Orjinal bir fikri olan var mııııııı?

12 Aralık 2009 Cumartesi

Markofoni

Arkadaşlar Markofoni'ye üye olacağım fakat davetiyem yok :) Rica ediyorum,olan varsa gönderebilir mi :)

6 Aralık 2009 Pazar

Hediyeee.

Bu blogun sahibi de çok güzel hediyeler dağıtıyor.

4 Aralık 2009 Cuma

Hediyelerim :)

Çok tatlı Cecilia'cım bana çok güzel hediyeler göndermiş. Malesef canım kargodan geldiği anda göremediğimden hediyelerimi açık bir şekilde buldum. (Annem :) ) Ama görünce çok sevindim gerçekten...


Bir de yanında bu şekercik mum geldi,bittim ben buna :) En kısa zamanda mum yapıp buraya ekleme fikri girdi aklıma bu sayede... Evet,ben küçükken babamla birlikte kokulu yeşil bir mum yaratmıştık. Ne kadar uzun ömürlü olmasa da güzeldi.
Öncelikle sürmeyi Cecilia'nın blogunda daha büyük görmüştüm ama daha küçük çıktı gördüğümden.

İşte gördüğünüz gibi tam 3 parmağım kadar...(Diğer parmağıma kadar gelmiyor ben biraz yan tuttum da desteklemek için :) ) Ama işlevi de gayet güzel gerçekten.

Sürmem açıkken gördüğünüz şekilde...
Sürmeyi yan olarak sürdüğünüzde biraz daha kalın ve puslu bir görüntü,dik olarak sürdüğünüzde daha koyu ve ince birt görüntü elde edebiliyorsunuz.

Buradan Cecilia'ma çok teşekkür ediyorum,seni seviyorum hayatım! :)

[Not: Mughetto'cuğumun hediyesi de geldi,en kısa zamanda o da buradaaa...]

2 Aralık 2009 Çarşamba

Hediyee!

Bu blogun sahibesi de hediye dağıtıyor :)

30 Kasım 2009 Pazartesi

Ama gel gör ki;hastayım bugün..!


Az evvelsine kadar hiç birşeyim olmamasına rağmen [3 saat öncesi kadar] birden titremeye,üşümeye başladım.
Çok hastayım,eğer bugün hasta olmasaydım tüm resimleri yükleyip,yazılarını yazıp sırayla onları yayımlayacaktım.
Ama gel gör ki...
Donuyorum,kolumu oynatacak halim yok.
[Buraya iki dolaşıyım diye girdim. Burada da hastayım yani :)]
Öpüyorum hepinizi,en kısa zamanda görüşmek üzere...

Ojelerim

Evett,şimdi önemli bir konuya daha parmak basmak istiyorum.
Ben bir oje manyağıyım ve her geçen gün onlara yenisini ekliyorum.
Aşağıda gördüklerinize daha bir sürüsü eklendi...
Bunların her rengini göstermek için o kadar çok çaba sarf ettim ki :) Görülmeye değerdi.

1.Flormar
2.Flormar Supershine
3.Golden Rose Paris
4.Golden Rose Paris
5.Flormar
6.Golden Rose Paris
7.Flormar Plus Kuartz
8.Classic
9.Golden Rose Paris
10.Flormar
11.Elegant
12-13.Golden Rose Paris
14.Flormar Supershine
15.Flormar
16.Elegant
17-18.Flormar Supershine
19-20.Golden Rose Paris
21.Flormar
22.Flormar Plus Kuartz
23.Flormar Supershine
[Bir ara no.larını da eklerim...]
Ojeler hakkında tek tek yorum yapmayacağım. Zamanla size renkleri parmaklarımda gösteririm fakat seri olarak yorum yapmam gerekirse Flormar Supershine serisi harika... [SuperMatteler de en kısa sürede alınacak.] Çok çabuk kuruyor. Tırnakta kalıcılığı da çok fazla.
Golden Rose Paris çok kolay sürülüyor,kuruması hızlı. Flormar SuperShineler kadar kalıcı değiller.
Elegant ve Classic için ise hem hiç kolay sürülmüyorlar,hem de çok çabuk soyuluyorlar. Ucuz etin yahnisi misali...
Aşağıdakiler de swatchları...


28 Kasım 2009 Cumartesi

İnsan mısınız?

Lütfen midesi kaldırmayan aşağıdaki resimlere bakmasın. Baştan uyarayım.
Kurban kaçmasın diye canlı canlı ayağını kesmişler. Ve ben az önce bunu seyrettim,hayvan can havliyle hala kaçmaya çalışıyordu.
İçim burkuldu.
Yemin ediyorum çok kötü oldum ve ağladım da hani.
Ne bu vahşet,amacınız ne,yürek diye birşey kalmadı mı hiç sizde?
İnsanım diye hala alnınız ak dolanabiliyor musunuz siz? Hala gururla gezebiliyor musunuz?
Şimdi siz sevap işlediğinizi mi sanıyorsunuz?
Gerizekalılar.
Hayır,gerçekten merak ediyorum. İnsan mısınız siz?
[Daha çoğunu yazardım da şimdi siz rahatsız olmayın.]

26 Kasım 2009 Perşembe

Kurban Bayramıı :)

Hepinizin kurban bayramını kutlar sözü bu kurban bayramında yüzümü güldüren ineciklere bırakırım :)

24 Kasım 2009 Salı

Yeni ben yine ben!

Öncelikle değerli öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler gününü kutlar,ellerinden öperim!

Yazıya böyle resmi bir giriş yaptıktan sonra size dolandırmadan neler olup bittiğini anlatacağım! :)
Evet,evet. Tahmin edebildiğiniz gibi kısa bir süreliğine İstanbul'a gidip,geldim. İstanbul'da olduğum süreçte internete giremedim. Yazı yazamadım hatta blogları takip edemedim. Dün akşamdan beri bloglara gelen yazıları okumakla meşgulüm. Size dün de yazamadım. İstanbul'da kına ve nikah vardı. Eğlendik,güldük,kuzenlerle kuzi kuzi resim çekindik :)
Sevgili Mughetto'cum İstanbul'a gitmeden önce beni bir konuda uyardı. Çok teşekkür ederim canım:)
Yorum yazarken kod istiyormuş ve kod da çoğunlukla çıkmıyormuş.Benim bundan haberim yoktu ve hemen düzelttim bu sorunu. Eğer şimdi yorum yazmak istiyorsanız yazabilirsiniz. Gerçekten...

Yeni bir kitap aldım. Çok eğlenceli,güldürüklü bir kitap :)
"Şu Hortumlu Dünyada Fil Yalnız Bir Hayvandır" kitabımın ismi. Zaten hep böyle garip isimli kitapların altından komik şeyler çıkıyor. :)
Birçok yeni yeni ciciler aldım. Onları da en kısa zamanda fotoğraflamak ve yayınlamak dileğiyle...

17 Kasım 2009 Salı

Blogun yeni hali

Blogumun yeni hali mi daha güzel,eski hali mi?

Kısa bir süreliğine :)

Kısa bir süreliğine İstanbul'a gidip geleceğim.
Perşembe gününden itibaren burada olmayacağım.
Salı günü belki yazıları toplayıp yazabilirim.
Blogu aksattığım için hepinizden özür :)

16 Kasım 2009 Pazartesi

Papatya Bahçesi

Papatya bahçesinden hediyeler... İşte buradannn :)

13 Kasım 2009 Cuma

Sechhill


100.izleyiciye ulaşması şerefine yapılan bir yarışma daha :)
-Buradannnn :)

8 Kasım 2009 Pazar

Çatı Serisi

Size belki yıllar önce bitirdiğiniz,belki hiç okumadığınız bu muhteşem ötesi kitaptan bahsedeceğim. Okumadıysanız bana göre çok büyük şeyler kaçırdınız.
Okuduysanız da tekrar okumanızı tavsiye ederim.

Bu kitabı bayıla bayıla okudum. Hatta dün gece iki buçukta yattım sırf ne olduğunu merak ettiğimden dolayı. Bu serinin sadece ilk kitabını okuyabildim.
Dollanganger Ailesi Serisi 4 kitaptan oluşuyor.
Çatı

Çatıdaki Rüzgar

Gazap Tohumları

Çatıdaki Dikenler

Evet. Ben şu an sadece Çatı'yı okuyabildim. Ablam çok heyecanlı yerlerini anlattı fakat yine de okumak gibi olmuyor.
İkinciye aslında bugün geçip okuyup bitirip 3.ye geçme gibi planlarım da vardı fakat bulamadım. Ama yarın yapılacaklar listesinde Çatıdaki Rüzgar'ı mutlaka bulmak var.

Şimdi ben ilk kitabta okuduklarımı anlatacağım. Ama okumak isteyen sakın alta bakmasın.
Bu yazıyı burada sonlardırsın.

Çatı

4 çocuklu bir aile güzel bir yaşam sürmektedir. Ta ki babaları ölene dek. Babaları ölünce çok savruk olan anneleri bir anda tüm paralarını yitirir ve evden taşınmak zorunda kalırlar. Ve evden alınan çok az şeyle birlikte büyükanne ve büyükbabanın evine gidilmektedir. Gecenin karanlığında çocukları gizlice içeri sokarlar ve büyükbabalarının annelerini geçmişte işlediği bir suçtan dolayı affetmediğini ve çocuklarını bilmediği için 4 tane çocuğu çatıya kitlerler. Fakat bu tavanarasında geçen günler 4 çocuk için hiç de iyi olmamıştır. Büyükanneleri her sabah onların yanına bir piknik sepetiyle gelip tüm günün yiyeceklerini bırakıp odadan ayrılıyordur. Ve tek tembihi de Tatlılardan yemeyin. Dişlerinizi çürütür. oluyordur.
Anneleri ilk zamanlar her gün gelip sonraları çocuklarını aksatmıştır. Ve hergün onlara buradan onları kurtaracağını söyleyip gidiyordur. Büyükbabanın ölmesi gerekiyordur.
Bu sırada çatı katını keşfederler. Çatı katında kendilerine ait küçük bir dünya oluşturmuşlardır. Çünkü onlara kesin ve katı kurallar koymuşlardır. Penceleri bile açmak yasaktır. Hatta perdeleri bile.
Gel zaman git zaman küçük ikizler annelerini unutmuşlar ve Cathy'i annesi Chris'i ise babası benimsemişlerdir. Ve de Cathy ile Chris bu tavan arasında birbirine aşık olmuştur.
Çocuklar yaklaşık 2 yıldan beri buradalardır ve anneleri bir gün onları ziyarete gelir. Çok uzun bir aradan sonra. Çatı katından kaçmaya çalışan çocuklar annesinin anahtarının tahta bir kopyasını yapıp kilitli kapıdan kurtulmak için anahtar yaparlar. Ve dış kapıya açılırlar. Fakat bu arada küçük kardeşleri ölmüştür. [Erkek]
2 yıl 5 ay kadar sonra çatı katından kurtulup Chris para bulmaya çalışır. Fakat evde ne annesi vardır ne de ölünmesi beklenen büyükbabası. Büyükbaba 1 sene önce ölmüştür ve annesi de onları bu evde terkedip gitmiştir. Chris çok bilgilidir ve küçük kardeşinin neden olduğunu çok zaman geçmeden anlar. Küçük kardeşi pudra şekeriyle karıştırılan arsenik zehirlenmesinden ölmüştür. Ve bu arseniği pastalarına anneleri katmaktadır. Büyükannesi ise yememeleri konusunda hep onları uyarmaktadır. Ve çocuklar buradan kaçarlar. Bir trene binip Florida'ya gideceklerdir.

Yedikıta

Bir çekiliş daha var. İşte buradan...

6 Kasım 2009 Cuma

LadyRose Far

Selaaaaammm :)))
Size ürünü tanıtmadan önce benim için çok önemli olan birşeyi sizlerle paylaşmak istiyorum.
Belki sizin için çok küçük benim için çok büyük bir dertti tırnak yemek. Beni takip edenler (klasik cümle bla bla :) ) bilirler ki tırnaklarımı çok kısa bir şekilde yiyordum. Tam 5 gündür! :D tırnak yemiyorum. Evet 5 gün ne ki diyorsunuz belki de ama kendi rekorumu kırdım.
Aksine canım tırnak yemek de istemiyor çünkü uzadıkça güzelleşiyor.
Yani bu ne demek?
Bir sürü oje postu ve bakımlı eller demek.
Tırnaklarıma bayılıyorum :)
Heralde uzadığında yapmak istediğim tek şey fransız manikürü değil :)

Evett. Şimdi geçelim asıl konumuza.
Size bir parfümeriden indirime aldığım bir fardan bahsediyorum. Aslında iki tane aldım da ondan daha sonra bahsedeceğim.
Şu altta gördüğünüz farı sanırım 4,5 ytl gibi bir fiyata almıştım. Fakat gel gör ki performansı harika.

Kalıcılığından hiçbir şüpheniz olmasın. Toz toz olmuyor ve kalıcı.
Evet gerçekten çok güzel :)

Bu da swatchlanmış hali ;


[Resimler kötü ışık şartları altında çekilmiştir.]

Farın sanırım bir çok artısı var. Başlıca artısı fiyatının aşırı ucuz olması...
Kalıcı
Toz toz olmuyor
Ve güzel renkleri var.
Çok güzel ışıltıları var içinde ayrıca...

Almak isterseniz en yakın parfümeriye ya da buraya alalım sizi.
Burada far yok ama güzel ürünleri var.

4 Kasım 2009 Çarşamba

Pembe Kiraz


Çok cici bu blogun sahibesi çok cici hediyeler yolluyor. Buradan buyurun :)

3 Kasım 2009 Salı

Las Vegasss :)


Yine bir yarışma vakasıyla daha karşı karşıyayız. Son mesajlarım hep yarışma niteliğinde oldu yaa :)
İşte buradan buyruun :)

Bu arada ben kışa bayılırım. O kadar güzel bir mevsim kii :) Ne kadar üşüsek de hasta olsak da bence harika bir saflığı ve güzelliği var.
Zaten benim için ara mevsimler yoktur. Ya yazdasındır ya kışta.
Kışı karı çok seviyorum ben yaa :)
Bir an önce kar yağsa keşke.

2 Kasım 2009 Pazartesi

Kendine iyi bak derler ve giderler!


Bugünlerde duygusal yönlerim depreşti,herkese kimi seviyosun,niye seviyosun? gibisinden sorular soruyorum.Onlar da bana sıkılmadan,usanmadan dert yanıyorlar. Sürekli birileriyle dalga geçiyorum,kimisinin kalbini kırıyorum,kimisine aşırı ilgi gösterip küstürüyorum. Kimisine hiç ilgi göstermeyip küstürüyorum. Orta halli olduklarım hala benimler. O konuda rahatım. :) Ama bu sıralar gerçekten sıkıldım kendimden...
Bir de bu hafta çok yoğunum. Yazı yayınlayamazsam görmezden geliverin n'olur!
Hoş,35 izleyicim var ama şöyle 4 yorumları hiç göremedik. Olsun,beni izleyenlerin olduğunu bileyim yeter diyorum!
Bu arada diyete başladım,en yakın zamanda kilo verdiğimi hissettiğim anda sizlerle de eski ve yeni kilomu paylaşacağım hakeza şu anki kilomdan utanıyorum.
Ne siz sorun,ne ben söyleyeyim. Ama emin olun ideal kiloma ulaşınca şimdiki halime şişko,patates,çirkin,ıyk... diyebilecek kadar da kabiliyetliyim :)
Şimdi kendinize iyi bakın diyip çıkmak istiyorum çünkü dediğim gibi yoğunum :)

Hayattan Çıkarıp Astıklarım




Yeni blog,yeni heyecan...
Bu arkadaşımız blog dünyasına "hoşgeldi'm'" şerefine bir yarışma düzenlemiş. İşte buradan.

1 Kasım 2009 Pazar

Hediyeler



Vespa Girl de hediyeler dağıtıyor. Ulaşmak için buraya tık :)

30 Ekim 2009 Cuma

Bedava UGG

ugg boots

Bu site bedava UGG dağıtıyormuş :)
Resime tıklayarak giriş yapabilirsiniz :)
Hatta buradan da :)

29 Ekim 2009 Perşembe

DLL problemi :)

29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN.
ATAM İZİNDEYİZ.
[Küçükken belediyedekiler ne kadar çok izin yapıyor diye bir yakıştırmam vardı. Hepsi mi izinde ya diye düşündürüyordu bu beni :) Sonra anladım olayı. Biraz geç kavradım ama olsun :)]

Uzun zamandan beri cebelleştiğim bir sorun bu. Kesinlikle deli ediyor beni. Belki aranızda böyle sorunu olan vardır diye öğrendiğim bir yöntemi yazacağım. Bu DLL dosyası bana birkaç kere format attırdıktan sonra,size de attırmaması umuduyla...

Sorumuz bu ;
1) Bilgisayarım açılırken, eksik DLL dosyası olduğunu belirten bir hata ile karşılaşıyorum. Sorunumu nasıl çözebilirim?


DLL dosyaları Windows ve yüklediğiniz yazılımlarla ortak olarak kullanılan dinamik kütüphane dosyalarıdır. Sistemden bir yazılım kaldırıldığında, DLL dosyalarından bir ya da birkaçı silinebilir. Bu durumda, hata mesajında belirtilen DLL dosyasını www.drd. dyndns.org/search.html adresinde aratarak indirin. Bu dosyayı Windows altındaki System klasörüne kopyalamanız sorunu çözecektir.

Umarım sorununuz çözülmüştür:)

Kaynak

Mughetto

100.izleyiciye ulaşması şerefiyle yapılan bir yarışma daha buradan buyurun :)

28 Ekim 2009 Çarşamba

Heeey! İzleyicileriiim!

Arkadaşlar Blogger'den Wordpress'e taşınmayı düşünüyorum fakat bu konuda sizin fikirleriniz son derece önemli. Kendi fikirlerinizi yorum olarak insanlık namına yazar mısınız lütfen?

Wordpress bana daha güzel geliyor ama son karar sizin. Siz ne dersiniz?

Yeni Cicilerim


Geçen gün çarşıya indiğimde rengarenk ojeler alma niyetindeydim ve aldım da ... Aslında amacım böyle mavi,yeşil ve sarı gibi renkler almaktı. İstediğim yeşili bulamadım ama çalışmalarım devam edecek :) İşte aldıklarım ve yorumları :)

Flormar Quartz PLUS + No:099 - Gerçekten çok kolay kuruyor. Süper bir rengi var,uzun tırnakta daha güzel durduğu kanaatindeyim. Kesinlikle edinilmesi gereken bir renk :) Harika...
Golden Rose Paris No:92 - Bu cırtlak pembeye aldandım hemen aldım. Çok kolay sürümü tabiki Golden Rose'nin her zamanki özelliği. Rengini ikinci katta veriyor ve ben iki kat sürülen ojelerden hiç bir zaman haz almamış olmama rağmen Golden Rose oje kalitesini kenara itemem. Benim gibi kısa tırnaklarda çok özenle sürülmesi gereken bir renk.
Elegant No:380 - Bu harika bir pastel renk. Ben uzun zamandan beri böyle birşey arıyordum ve buldum. Sürümü zor olsa da elimizdekiyle yetineceğiz.
Classic No:279 - İçinde en beğenmediğim renk bu oldu. Dakikasına soyuluyor,güzel sürülmüyor. Bunu zaten denemek için almıştım bir daha bu markanın ojesini alacağımı sanmıyorum. Bu rengin aynısının bende golden rose versiyonu var. Onunla bunu da kıyaslamak için bir konu açıcam. Ne kadar kötü olduğunu siz anlayın artık.

100.izleyici

PofidikŞekerim 100.izleyicisine ulaşması sebebiyle bize süper hediyeler sunuyor. Hani buradan buyrun :)

Mim!

Evet,kimse tarafından mimlenmedim fakat hoşuma gitti. Yapmak istedim :)

Dolabını açtığında hangi renkler diğerlerinden daha fazla?

Siyah ve Beyaz kesinlikle. Ve de Kırmızı :)


Alışverişe gittiğinde hangi mağazaya uğramasan olmaz?
Deichmann,CosmoCity,LC Waikiki


Kendini en rahat hissettiğin giyim tarzı?

Spor kıyafetlerim,mümkünde eşofmanlarımın içinde :)

Günlük makyajında kullandıkların?

Gloss,kalem.


Kesinlikle seksi diyebileceğin bişiy (büstiyer, mini etek vs.)

Kırmızı bir straplez,altına mini bir etek. Ve onun altında uzun topuklu sivri burunlu kırmızı ayakkabılar. :) Yani bana göre kırmızı çok seksi bir renk.


Asla giymem dediğin bir kıyafet?

Yok öyle birşey :)


Fiyatları gereği erişilmesi zor yabancı markalardan en çok beğendiğin?


Sadece internetten sipariş verilen markalara ulaşamıyorum. Henüz o aşamaya gelemedim.

En fazla yatırım yaptığın sektör (eğitim, kozmetik, giyim.teknoloji,vs)

Teknoloji

Kitap- film- spor.. hangisini diğerlerinden daha çok yapıyorsun?

Kitap kesinlikle. Bayılıyorum kitap okumaya :)


Dışardayken en çok yemek yemeyi tercih ettiğin yerler?

Burger King,Atom ve Pizzacılardan herhangi birisi :)

Bende bu mimi My Makeup World,CherryCoke,PinkSugarr ve ZuzuGünlüğü'nü mimliyorum :) Hadi bakalım :)

27 Ekim 2009 Salı

Flormar Supershine Lipgloss


Flormar'dan gelen bu cici benim en sevdiğim glosslarım kategorisine 1 numaradan girmiş bulundu. Efendim ben nude,şeftali tonlarını glosslarda çok severim,özellikle bu ışıltılıysa. Gerçekten :) Benim elimdeki gloss 122 numara. Ve buradan alabilirsiniz :) Fiyatı da gayet makul hani :)
Neyse efendim, gelelim swatchlara. Bizzat dudağımda gösterdim rengi ve gayet gerçeğe yakın çıktı. Gerçekten harika bir renk. Tonlarını almayı düşünüyorum,biterse kesinlikle tekrar alınacaklar listesinde...


:)

26 Ekim 2009 Pazartesi

Flormar Cicileri :)


Evet biliyorum,çok aksattım blogu... Fakat üşendim,yazamadım.
Bu ürünler Flormar'ın blogger kampanyasından gönderilen ürünler,sevgili Elif Karayiğit yani marka müdürü sayesinde ertesi gün elimde oldu. Buradan kendisine tekrar teşekkür ediyorum. :)
Bu aralar çok yoğunum gerçekten,başımı kaşıyacak vakit bulamıyorum... Bu sene sanırım böyle dolu dolu ve biraz da bomboş geçecek... Garip ve karmakarışık günler yaşıyorum işte. Siz öyle anlayın :) Bazı sözlerimi aksattım,tutamadım. Kusura bakmayın... Onları en kısa zamanda,en boş vaktimde telafi edeceğim. Bir de bu aralar gece çok erken geliyor,karanlık çok erken çöküyor ya. İçimde bir huzursuzluk var işte.

:) Şimdilik iyi akşamlar,geceler.

25 Ekim 2009 Pazar

200.izleyici

Sevgili Hacer,iki yüzüncü izliyiceye ulaşması nedeniyle bir yarışma düzenliyor :)
Buradan gidebilirsiniz :)

20 Ekim 2009 Salı

E-flormar


Çoğunuzun bildiği gibi Flormar süper bir online site açtı. Buradan alışveriş,daha kolay,güvenli ve daha hızlı olacak görüldüğü kadarıyla. Fiyatlar da gayet uygun... Bu arada parfümler de çok güzel gözüküyor buradan :)

Sizi burdan alalım :)

15 Ekim 2009 Perşembe

Seyhandan Hediyeler :)

Efendim,fazla söze ne hacet.
İki tıklatın yeter :)

10 Ekim 2009 Cumartesi

Oriflame alışverişi :)

Evet baylar bayanlarr :)
Bugün sizlere Oriflame'den yaptığım bir alışverişi konu edicem. Efendim bildiğiniz gibi Oriflame dediğimiz marka katalog üzerinden satış yapıyor ve boylarının,kokularının vs. gibi onlarca sebebin nasıl olduğunu bilemeden sadece görüntüye bakarak siparişlerinizi veriyorsunuz.
Ben daha önce Oriflame'den çilek kokulu bir sabun almıştım ama hak getire. Evin neresinde,ne oldu ona onu bile bilmiyorum. Çünkü gerçekten bir süre sonra o harika olan koku gidiyor. Yerine bildiğimiz sabun kokusu kalıyor.

İşte bu durumun bunlarda da geçerli olmadığını umduğum için bunları sipariş ettim. Ama ben bunları sipariş etmemiştim,yanlış gelmiş. Değiştiremedim. (!) Kalsın bari dedim.
Evet,evet doğru bildiniz. İlk 2 kullanımda sabunun kokusu var. Hatta buram buram yayılıyor. Fakat sonradan kokularını aramaya,bulamamaya başlıyorsunuz.


Bu yukarıdakini daha büyük bekliyorduk ancak biraz daha (!) küçük çıktı. Fakat işte buna ben bayıldım. Çünkü kuruyunca çok sert,ıslanınca da saliseler içinde yumuşacık oluyor. Harika birşey. Şekli de çok güzel öyle değil mi ?

Eeee sizin Oriflame hakkındaki fikriniz?



Not: Resimler taslak olarak kaydedilip sonradan yayınlanmıştır.

6 Ekim 2009 Salı

Nivea Double Effest Roll-on



Eveeeet :)
Şimdi gayet meşhur bir ürün ile karşınızdayım. Bu ürün hakkında çok övgü duydum,çok methini duydum ve bende almaya karar verdim. Aslında bu ürünü bir süre önce aldım fakat kullanmadan yorum yapmayayım diyerek bir kenara kaldırdım.
Bu ürünün vaatlerini yazalım önce bir atılım yapalım konuya :)

NIVEA DEODORANT Double Effect 24 saat etkili koruma sağlarken, cildi yumuşatır. Koltuk altı tıraşı sırasında tüylerin daha derinden alınmasına yardımcı olur ve böylece koltuk altının daha uzun süre pürüzsüz görünüme kavuşmasını destekler. NIVEA DEODORANT Double Effect koltuk altlarında etkili güzellik ve bakımın mükemmel birleşimidir.

  • 24 saat etkili koruma
  • Doğal avokado özleri içeren özel formül
  • Daha uzun süre pürüzsüz koltuk altları
  • Alkol içermez.
Gelelim gerçeklere :)
Cildi gerçekten yumuşatıyor. Koltuk altı traşında ve sonrasında mükemmel. Tüylerin daha geç çıkmasını ve daha kökünden alınmasını sağlıyor. Kesinlikle 24 saat boyunca ter kokmuyorsunuz. Mis gibi kokuyor. Koltuk altlarınız uzun süre pürüzsüz kalıyor.

Yani gerçekten ürün hakkında ne duyduysanız muhtemelen duyduklarınızın hepsi doğru,harika bir ürün bu. Fiyatı da makul...

5 Ekim 2009 Pazartesi

Hersheyler :)

Hersheylerin düzenlediği bir yarışma var. Buradan buyrun :)

30 Eylül 2009 Çarşamba

Yeni Ojeler :)



Baktım ki Flormar Supershine serisi çıkmış,bizde buradan bulabildiğimiz kadar alalım dedik. Renkler çok güzel,tam kıvamında :) Sürerken kesinlikle fırça izi yapmıyor,beyaz ojesine bu yüzden bittim :) Tam ortada bize sırıtan rengi bebek pembesi :) Çok çok tatlı bir rengi var,iyi kombinlemek gerekebilir. Kritik bir oje :)

Hepsi de gerçekten isminden anlaşılacağı gibi süper simli. Yine ortadakinin içinde turuncumsu renklerde simler var. Işıkta değişebiliyor. Hepsinde geçerli ama onları daha fazla incelemedim. Onun yanındaki koyu morda çok güzel,simli süper bir yapısı var :)
Kesinlikle soyulma,çizilme gibi olaylar yok. Bizzat dişlediğim ve saatlerce çıkaramadığım için tecrübem var :)
İşte bu da ortadakinin kısa tırnakta duruşu :)
Çok güzel değil mi?

+ Soyulma yapmıyor.
+ Çok hızlı kuruyor.
+ Tek kat dahi sürseniz rengi çıkıyor. (Resimdekiler tek kat.)
+ Ucuz.

-si ise yok bana göre :) Kesinlikle tavsiye ederim. Bir de SuperMatte serisini deneyelim :)

Pembe Peluş :)

Pembe peluş 100.cü izleyicisine ulaştığından dolayı bir yarışma düzenlemiş :)
Katılmak için lütfen şuraya Pembe Peluş :)

28 Eylül 2009 Pazartesi

Yeni yazılar :)

Kusura bakmayın,yazılarım biraz gecikti. Oysa resimler hazır,yazılar yazılacaklar hazır. Fakat iş bunları birleştirmeye,resimleri bilgisayara atmaya kaldı. Bu aralar bu konularda biraz sorunlar yazıyorum. Ama çok yakında yeni yeni yazılarım gelicek. Sözzz :)

20 Eylül 2009 Pazar

İyi Bayramlar


Herkese şeker tadında,güzel bayramlar diliyorum. Bayramınız kutlu olsun.
Görsel: Tık

18 Eylül 2009 Cuma

Rosense


Rosense'den numune talep etmiştim. Ettiğim gün mesaj atıp ertesi gün kapıma getirdiler. Hemde 2.5 TL'ye ... Ürünler bir numune gönderimi için fazla bile... (Ne kadar var saymadım ama fotoğraflardan isterseniz sayabilirsiniz.) 5 ml'lik tüpçüklerde gönderiyorlar. Kullanımı gayet kolay ve çarpıldığım yanı. Kargodan geldiği anda odaya dolan nefis koku. Evet harika bir kokusu var. Sanırım gül kokusuymuş fakat ben gül kokularını pek sevmem(aslında hiç sevmem)... Ama bu koku harika ve zamanla geçmiyor. Hep buram buram kokuyor. Arasıra koklamak için açtığım da oluyor tabi.
Neyse efendim fazla söze gerek yok. İçinde gelen numunelere geçelim.
Neler gelmiş; [tırnaklarımdaki deformasyonlar için özür dilerim,sabah sürdüğüm halde kemirdiğim için çıktı. Siz ona değil içeriğe bakın,öhöm.Saygılar. ]

Göz Çevresi İçin Bakım Kremi : Kıvamı baya yoğun,çok yağlı bir yapısı var. Gerçekten çok yağlı. Yağlı ciltlerin bunu kullanmasını tavsiye etmiyorum. (Evet,yaşasın numune yorumları :) ) Küçücük krem parçası bile 2 gözümün de çevresine yetti. Sanıyorum ki uzun ömürlü :)... Tüp ağzına kadar dolu :)... Kullan kullan bitmez heralde :)
Kullanımı: Günde bir kez temizlenmiş* cilde uygulanır.


Temizleme Sütü: Serinin açık pembesi :) Bu ürünün kıvamı süt şeklinde(hadi canıımmm :)),evet gerçekten öyle :D Kullanma talimatlarına uyulduğu taktirde :D gerçekten cildi ferahlatıyor. Bunun üzerine diğer kremleri uyguluyorsunuz zaten.
Kullanımı: Pamuk yardımı ile cilde uygulanır. Temizleyici pamuk ile ciltten arındırılır. Anlayamadım. Yorum yapamıyorum.


Nemlendirici Yüz Kremi: Bildiğimiz krem işte :) Nasıl anlatılır ki :)...
Kullanımı:Günde bir kez temizlenmiş* cilde uygulanır.


Nemlendirici El Kremi: Bu kremin de baya yağlı bir yapısı var ama elleri güzel nemlendiriyor. Bunun kullanma klavuzu yok. Har vurup harman savurabilirsiniz kendilerini :)


Nemlendirici Maske: Serinin en sevimli üyesi (bana göre.) Çünkü süt kıvamından biraz daha koyu bir kıvamı var ve şeffaflaşıyor. Çok sevimli birşey. Sevdim bunu. Büyük boya geçiş yapılabilir. Daha bilmiyorum.
Kullanımı: Temizlenmiş cilde*, göz çevresi açık bırakılacak şekilde uygulanır. Cilt tarafından emilmesi sağlanır. Su ile durulamayınız.


Peeling: Bunun içerisinde kırmızı kırmızı tanecikler var. Belki resimde görünmemiş olabilir ama gerçekten var :) Yüze sürüldüğünde biraz sertleştirip,gerginleştiriyor. (En güzel yanı da bu :D) Rosense'ye göre derinlemesine temizliyormuş. Net fikrimi yazamayacağım henüz.
Kullanımı: Islak cilde parmak uçlarınızla masaj yaparak uygulayın. Cildinizi ılık su ile durulayın.

*Anlayacağınız üzere Rosense'nin bir temizlik takıntısı var. Aman ha kullanma talimatlarına uyunuz. :)
**Ojeleri sansürlemek aklımda vardı da,nasıl yapacağım takıntısı vardı. Yaptıktan sonra tekrar uğraşmak da istemedim. :)
***Çok yakında swatchları da eklenecektir. :)

17 Eylül 2009 Perşembe

Blogger

Son günlerde bloguma giremiyordum. Sorunun bende olduğunu düşünüyordum fakat bende değilmiş. Herkeste bu sorun varmış. Önce sevgili Hesi'nin verdiği DNS'lerle girdi,sonradan yine gitti. İnternette araştırdım. Şöyle giriyoruz sevgili okuyucularım :)

Yeğlenen DNS sunucusu: 68.105.28.79
Diğer DNS sunucusu: 69.111.95.106

Kolay gelsin,buraya kadar nasıl gelebileceğinizi de link verdiğim blogdan bulabilirsiniz.

16 Eylül 2009 Çarşamba

Garnier Saf&Temiz 3'ü 1 arada


İnternetim hazır kopmuyorken bu konu hakkında da yazmak istedim. Garnier'i yeni bir ürünü olan ve 3 özelliği bir anda bir bünyede barındıran temizleyicisinden bahsediciiz bugün. Siyah noktalara karşı özel olarak üretilmiş bu ürün Temizleme+Peeling+Maske özelliği ile kullanıcılara sunuluyor.

[Bu resimin kalitesi için özür dilerim,ablam kapmadan önce yapıldığı için istemeden olsa akşama denk getirebildim.]

Ürünün kıvamı normal bir kremden biraz daha koyu,yüze yayıldığında ise suratınızı sert ve gergin yapıyor. Ki bu benim en sevdiğim özelliklerden biridir. Maske kıvamını burada belli ediyor zaten. Ürünün içinde bu fotoğraftan görebildiğiniz kadar(üzülmeyin altta daha net görebileceksiniz) mavi mavi mikrocuklar var. Çok tatlı renkleri var :P
[Dikkat dikkaaat!: Benim gibi bir yapınız varsa ürünü kuru olarak elinize sürtebilirsiniz. (tamamen kötü amaçlı değil,yedirme denemeli :) ) Fakat bunu yaparken hem ürün elinizde alçı gibi kalıyor hemde sürttükçe bu küçük mavi mikrocuklar elinizi çok acıtıyor. Önemli uyarıdır. Dikkate alınız :) ]


Sürüldüğünde ise böyle bir yapısı var. Ki bu az sürülmüş hali,yoksa tüm suratınıza yayılıp harika bir his veriyor ona göre :) Bu iyi yanı az sonra kuruyacak. :)

Ürün Yorumları

Aslında ne kadar doğru yapabilirim bilmiyorum ama benim siyah noktam yok. Bu yüzden bunu kullanmam sadece cildimin biraz ferahlaması içindi. Ama baktım uzun zamandan beri kullanmıyorum bari siyah noktalı ablama vereyim dedim. :)) [Ne kadar ağır bir cümle oldu bu böyle :S] Bana göre gerçekten harika bir üründü,ama ablamdan yorumlarını aldığımda muhakkak ekleme yapılacaktır.

+Uygun fiyatlı bir ürün. Tam olarak hatırlayamasam da.
+Siyah noktası olmayanlar içinde gerçekten güzel bir ürün olduğunu düşünüyorum,çünkü benim cildimi ciddi ferahlatıyor.

-Aslında ürünün bana göre herhangi bir eksisi yok fakat kuru kuru fazla sürttüğünüzde acıtıyor. Ben niye kuru kuru sürteyim derseniz de lafım yok. :)

Flormar 5'li far paleti :)

Flormar'ın yeni ürettiği ürünler aslında çok güzeller.Yani Flormar'ın kendini çok geliştirdiğine inanıyorum. Flormar markasını pek sevmem önyargılarım vardır ama bu paleti sevdim gibi gibi :) Aslında çok uçuşan renkleri var. Sürdükten sonra hemen siliniveriyor ama bir baz ile renklerin daha güzel görüneceğine inanıyorum. Fotoğraflarda da görebileceğiniz gibi çok tozuyor. Palete gelirsek ;

Palet tasarımını çok sade buluyorum :) Çok sağlam bir aplikatörü var bence. Beni idare edebiliyor. Her paletin içinde gördüğünüz gibi 5 renk mevcut ve renkler uyumlu. Açıktan koyuya doğru gidiyor.
Swatchlarını da göstermek istedim. Artık alır mısınız,almaz mısınız bilmem. Benden göstermesi :)


Gördüğünüz gibi beyazımız çok tozuyor ve kullanılmayacak kadar kötü. 2.renk ve 3. renk karışıp tek bir renk şekline geliyorlar,aralarında çok çok hafif bir ton farkı var. 4. rengini çok sevdim,güzel kalıcı. Aynı şekilde 5. renk de öyle.

[Artılar : ♥ Eksiler: ▼]

♥Ucuz. Ben bunu 9.75'e almıştım fakat 6'ya da bulabildim. Çeşitli renklerini yakın zamanda denemeyi düşünüyorum.
♥Aplikatörünü sağlam buldum.

▼Farlar uçuyor. Kaybolup gidiyor. Kesinlikle çok kötü. Ucuz etin yahnisi.
▼Renkler birbirine karışıyor. Tek bir renk halini alıyor.
▼Parmağımla dahi silinebilir bir yapısı var.

Genel olarak beğenmedim. Fakat tekrar almayı,farklı renklerinden almayı düşünüyorum. Hepsini denedikten sonra tekrar yorum yaparım. Bir far için tüm Flormar'ı karalamak doğru değil di miii ? :)

28 Aralık 2009 Pazartesi

Ps. Acemi Ben


Kişisel durumlarımı bu bloga yansıtmak istemezdim fakat çocuklar gibi resimler yapıyor,yapınca da sizlere göstermek istiyorum. Mağzur görün piliz.

Buyrun size bir Ocak 2010 takvimi...
Ocağın rengi mavi. Buz rengi :)
Sadece gün kısaltmaları ve sayılar benim el yapımım değil. Diğerleri benim el yapımım.
Sizden bir ricam olacak,gördüğünüz hataları söyler misiniz?
Mümkünse tek tek :)
Seviyorum sizleri...

eau de...?

Şu grafik tablet zımbırtısını aldım alalı,kendimi geliştirmek için çizimler yapıyorum sürekli...
Öncelikle konumuzla ilgili iki tane çizim yaptım. İkisini de paylaşayım ama ben birinciyi daha çok sevdim çünkü ikincide anlatmak istediğim şeyi anlatamadım.



Efenim,bugün değinmek istediğim spesifik konu eau de... konusudur.
Bilirsiniz parfümlerin altlarında EdP,Edt gibi kısaltmalar mevcuttur. Bu kısaltmalar bize parfümün türünün ne olduğunu gösterir.
Bunları tek tek açarsak ;

Parfüm(Perfume) : Parfüm esansı %15-30 arasında olan parfümdür. Çok azı bile çok kalıcıdır. En kalıcı olan parfümdür.
Eau de Parfüm: Parfüm esansı %8-15 arasında olan parfümdür. Parfüm kadar kalıcı değildir. Cilt tipine göre değişiklik gösterebilir.
Eau de Toilette: Parfüm esansı %4-8 arasında olan parfümdür. Genelde günlük kullanım için uygundurlar. Cilt tipine göre değişiklik gösterebilir.
Eau de Cologne: Parfüm esansı %2-4 arasında değişen kolonyalardır.

Bu konuyu aydınlatmak istedim çünkü bazı arkadaşlarım neden benim parfümüm kalıcı değil diye yakınıyorlar. İşte bu yüzden...
Lütfen parfümünüzü alırken türüne dikkat edin.

Sevgilerimle ... :)

26 Aralık 2009 Cumartesi

Benimde Artık Bir Sevgilim Var :)

Amman yanlış anlamayın piliz :)
Bu sevgili dediğim şey şu aşağıdaki kıytırık şeyi çizmemi sağlayan şeydir :)
Şimdi bu bir adam :) [Hayatımda ilk kez erkek çizdiğimi göz önünde bulundurun] Gerçekten mii? demeyin lütfen :) Gerçekten...
Efenim,bu adamın düşlerinde bir cupcake var[yakında o da gelicek] ve sadece o renkli. Yani renkli düşler şeklinde bir saçmalık işte :)
Benim bunları yapmamı sağlayan Grafik tabletime ve grafik tabletimi alan babama çok teşekkür ediyorum :)
Tekrar görüşmek üzere...

13 Aralık 2009 Pazar

Hediye Sorunsalı


Not1: [Sorunsalı başlığını atmak bugüne kısmetmiş :)]
Efendim,4 Ocak benim doğum günüm malumunuz :)
Not2:[Korkmayın hediye istemiyorum :)]
Fakat ablam bana ne alacağını bir türlü kararlaştıramadı. Ve benden yardım istedi.
Not3:[Demekki ablamdan istiyormuşum :)]
Ben de bu konuda ablama seve seve yardımcı olmak istedim fakat şu an alabileceği bir şey bulamadım kesinlikle :) Kaç günden beri düşünüp duruyorum. Çeşitli sitelere üye oluyorum. [bkz:.markofoni]
Ama ne istediğimi gerçekten bilmiyorum. Akseuar,kıyafet,süs eşyası ve gereksiz ıvır zıvır şeyler yerine işe yarayan,yetenek geliştiren ve eğlenceli birşeyler istiyorum. Aslında bir grafik tablet olsa fena olmaz hani :) tık tık
Ne yapsam bilmiyorum :)
Not4:[Bizene bundan diyorsanız sizi de bundan rahatsız ettim zaten :)]
Orjinal bir fikri olan var mııııııı?

12 Aralık 2009 Cumartesi

Markofoni

Arkadaşlar Markofoni'ye üye olacağım fakat davetiyem yok :) Rica ediyorum,olan varsa gönderebilir mi :)

6 Aralık 2009 Pazar

Hediyeee.

Bu blogun sahibi de çok güzel hediyeler dağıtıyor.

4 Aralık 2009 Cuma

Hediyelerim :)

Çok tatlı Cecilia'cım bana çok güzel hediyeler göndermiş. Malesef canım kargodan geldiği anda göremediğimden hediyelerimi açık bir şekilde buldum. (Annem :) ) Ama görünce çok sevindim gerçekten...


Bir de yanında bu şekercik mum geldi,bittim ben buna :) En kısa zamanda mum yapıp buraya ekleme fikri girdi aklıma bu sayede... Evet,ben küçükken babamla birlikte kokulu yeşil bir mum yaratmıştık. Ne kadar uzun ömürlü olmasa da güzeldi.
Öncelikle sürmeyi Cecilia'nın blogunda daha büyük görmüştüm ama daha küçük çıktı gördüğümden.

İşte gördüğünüz gibi tam 3 parmağım kadar...(Diğer parmağıma kadar gelmiyor ben biraz yan tuttum da desteklemek için :) ) Ama işlevi de gayet güzel gerçekten.

Sürmem açıkken gördüğünüz şekilde...
Sürmeyi yan olarak sürdüğünüzde biraz daha kalın ve puslu bir görüntü,dik olarak sürdüğünüzde daha koyu ve ince birt görüntü elde edebiliyorsunuz.

Buradan Cecilia'ma çok teşekkür ediyorum,seni seviyorum hayatım! :)

[Not: Mughetto'cuğumun hediyesi de geldi,en kısa zamanda o da buradaaa...]

2 Aralık 2009 Çarşamba

Hediyee!

Bu blogun sahibesi de hediye dağıtıyor :)

30 Kasım 2009 Pazartesi

Ama gel gör ki;hastayım bugün..!


Az evvelsine kadar hiç birşeyim olmamasına rağmen [3 saat öncesi kadar] birden titremeye,üşümeye başladım.
Çok hastayım,eğer bugün hasta olmasaydım tüm resimleri yükleyip,yazılarını yazıp sırayla onları yayımlayacaktım.
Ama gel gör ki...
Donuyorum,kolumu oynatacak halim yok.
[Buraya iki dolaşıyım diye girdim. Burada da hastayım yani :)]
Öpüyorum hepinizi,en kısa zamanda görüşmek üzere...

Ojelerim

Evett,şimdi önemli bir konuya daha parmak basmak istiyorum.
Ben bir oje manyağıyım ve her geçen gün onlara yenisini ekliyorum.
Aşağıda gördüklerinize daha bir sürüsü eklendi...
Bunların her rengini göstermek için o kadar çok çaba sarf ettim ki :) Görülmeye değerdi.

1.Flormar
2.Flormar Supershine
3.Golden Rose Paris
4.Golden Rose Paris
5.Flormar
6.Golden Rose Paris
7.Flormar Plus Kuartz
8.Classic
9.Golden Rose Paris
10.Flormar
11.Elegant
12-13.Golden Rose Paris
14.Flormar Supershine
15.Flormar
16.Elegant
17-18.Flormar Supershine
19-20.Golden Rose Paris
21.Flormar
22.Flormar Plus Kuartz
23.Flormar Supershine
[Bir ara no.larını da eklerim...]
Ojeler hakkında tek tek yorum yapmayacağım. Zamanla size renkleri parmaklarımda gösteririm fakat seri olarak yorum yapmam gerekirse Flormar Supershine serisi harika... [SuperMatteler de en kısa sürede alınacak.] Çok çabuk kuruyor. Tırnakta kalıcılığı da çok fazla.
Golden Rose Paris çok kolay sürülüyor,kuruması hızlı. Flormar SuperShineler kadar kalıcı değiller.
Elegant ve Classic için ise hem hiç kolay sürülmüyorlar,hem de çok çabuk soyuluyorlar. Ucuz etin yahnisi misali...
Aşağıdakiler de swatchları...


28 Kasım 2009 Cumartesi

İnsan mısınız?

Lütfen midesi kaldırmayan aşağıdaki resimlere bakmasın. Baştan uyarayım.
Kurban kaçmasın diye canlı canlı ayağını kesmişler. Ve ben az önce bunu seyrettim,hayvan can havliyle hala kaçmaya çalışıyordu.
İçim burkuldu.
Yemin ediyorum çok kötü oldum ve ağladım da hani.
Ne bu vahşet,amacınız ne,yürek diye birşey kalmadı mı hiç sizde?
İnsanım diye hala alnınız ak dolanabiliyor musunuz siz? Hala gururla gezebiliyor musunuz?
Şimdi siz sevap işlediğinizi mi sanıyorsunuz?
Gerizekalılar.
Hayır,gerçekten merak ediyorum. İnsan mısınız siz?
[Daha çoğunu yazardım da şimdi siz rahatsız olmayın.]

26 Kasım 2009 Perşembe

Kurban Bayramıı :)

Hepinizin kurban bayramını kutlar sözü bu kurban bayramında yüzümü güldüren ineciklere bırakırım :)

24 Kasım 2009 Salı

Yeni ben yine ben!

Öncelikle değerli öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler gününü kutlar,ellerinden öperim!

Yazıya böyle resmi bir giriş yaptıktan sonra size dolandırmadan neler olup bittiğini anlatacağım! :)
Evet,evet. Tahmin edebildiğiniz gibi kısa bir süreliğine İstanbul'a gidip,geldim. İstanbul'da olduğum süreçte internete giremedim. Yazı yazamadım hatta blogları takip edemedim. Dün akşamdan beri bloglara gelen yazıları okumakla meşgulüm. Size dün de yazamadım. İstanbul'da kına ve nikah vardı. Eğlendik,güldük,kuzenlerle kuzi kuzi resim çekindik :)
Sevgili Mughetto'cum İstanbul'a gitmeden önce beni bir konuda uyardı. Çok teşekkür ederim canım:)
Yorum yazarken kod istiyormuş ve kod da çoğunlukla çıkmıyormuş.Benim bundan haberim yoktu ve hemen düzelttim bu sorunu. Eğer şimdi yorum yazmak istiyorsanız yazabilirsiniz. Gerçekten...

Yeni bir kitap aldım. Çok eğlenceli,güldürüklü bir kitap :)
"Şu Hortumlu Dünyada Fil Yalnız Bir Hayvandır" kitabımın ismi. Zaten hep böyle garip isimli kitapların altından komik şeyler çıkıyor. :)
Birçok yeni yeni ciciler aldım. Onları da en kısa zamanda fotoğraflamak ve yayınlamak dileğiyle...

17 Kasım 2009 Salı

Blogun yeni hali

Blogumun yeni hali mi daha güzel,eski hali mi?

Kısa bir süreliğine :)

Kısa bir süreliğine İstanbul'a gidip geleceğim.
Perşembe gününden itibaren burada olmayacağım.
Salı günü belki yazıları toplayıp yazabilirim.
Blogu aksattığım için hepinizden özür :)

16 Kasım 2009 Pazartesi

13 Kasım 2009 Cuma

Sechhill


100.izleyiciye ulaşması şerefine yapılan bir yarışma daha :)
-Buradannnn :)

8 Kasım 2009 Pazar

Çatı Serisi

Size belki yıllar önce bitirdiğiniz,belki hiç okumadığınız bu muhteşem ötesi kitaptan bahsedeceğim. Okumadıysanız bana göre çok büyük şeyler kaçırdınız.
Okuduysanız da tekrar okumanızı tavsiye ederim.

Bu kitabı bayıla bayıla okudum. Hatta dün gece iki buçukta yattım sırf ne olduğunu merak ettiğimden dolayı. Bu serinin sadece ilk kitabını okuyabildim.
Dollanganger Ailesi Serisi 4 kitaptan oluşuyor.
Çatı

Çatıdaki Rüzgar

Gazap Tohumları

Çatıdaki Dikenler

Evet. Ben şu an sadece Çatı'yı okuyabildim. Ablam çok heyecanlı yerlerini anlattı fakat yine de okumak gibi olmuyor.
İkinciye aslında bugün geçip okuyup bitirip 3.ye geçme gibi planlarım da vardı fakat bulamadım. Ama yarın yapılacaklar listesinde Çatıdaki Rüzgar'ı mutlaka bulmak var.

Şimdi ben ilk kitabta okuduklarımı anlatacağım. Ama okumak isteyen sakın alta bakmasın.
Bu yazıyı burada sonlardırsın.

Çatı

4 çocuklu bir aile güzel bir yaşam sürmektedir. Ta ki babaları ölene dek. Babaları ölünce çok savruk olan anneleri bir anda tüm paralarını yitirir ve evden taşınmak zorunda kalırlar. Ve evden alınan çok az şeyle birlikte büyükanne ve büyükbabanın evine gidilmektedir. Gecenin karanlığında çocukları gizlice içeri sokarlar ve büyükbabalarının annelerini geçmişte işlediği bir suçtan dolayı affetmediğini ve çocuklarını bilmediği için 4 tane çocuğu çatıya kitlerler. Fakat bu tavanarasında geçen günler 4 çocuk için hiç de iyi olmamıştır. Büyükanneleri her sabah onların yanına bir piknik sepetiyle gelip tüm günün yiyeceklerini bırakıp odadan ayrılıyordur. Ve tek tembihi de Tatlılardan yemeyin. Dişlerinizi çürütür. oluyordur.
Anneleri ilk zamanlar her gün gelip sonraları çocuklarını aksatmıştır. Ve hergün onlara buradan onları kurtaracağını söyleyip gidiyordur. Büyükbabanın ölmesi gerekiyordur.
Bu sırada çatı katını keşfederler. Çatı katında kendilerine ait küçük bir dünya oluşturmuşlardır. Çünkü onlara kesin ve katı kurallar koymuşlardır. Penceleri bile açmak yasaktır. Hatta perdeleri bile.
Gel zaman git zaman küçük ikizler annelerini unutmuşlar ve Cathy'i annesi Chris'i ise babası benimsemişlerdir. Ve de Cathy ile Chris bu tavan arasında birbirine aşık olmuştur.
Çocuklar yaklaşık 2 yıldan beri buradalardır ve anneleri bir gün onları ziyarete gelir. Çok uzun bir aradan sonra. Çatı katından kaçmaya çalışan çocuklar annesinin anahtarının tahta bir kopyasını yapıp kilitli kapıdan kurtulmak için anahtar yaparlar. Ve dış kapıya açılırlar. Fakat bu arada küçük kardeşleri ölmüştür. [Erkek]
2 yıl 5 ay kadar sonra çatı katından kurtulup Chris para bulmaya çalışır. Fakat evde ne annesi vardır ne de ölünmesi beklenen büyükbabası. Büyükbaba 1 sene önce ölmüştür ve annesi de onları bu evde terkedip gitmiştir. Chris çok bilgilidir ve küçük kardeşinin neden olduğunu çok zaman geçmeden anlar. Küçük kardeşi pudra şekeriyle karıştırılan arsenik zehirlenmesinden ölmüştür. Ve bu arseniği pastalarına anneleri katmaktadır. Büyükannesi ise yememeleri konusunda hep onları uyarmaktadır. Ve çocuklar buradan kaçarlar. Bir trene binip Florida'ya gideceklerdir.

Yedikıta

Bir çekiliş daha var. İşte buradan...

6 Kasım 2009 Cuma

LadyRose Far

Selaaaaammm :)))
Size ürünü tanıtmadan önce benim için çok önemli olan birşeyi sizlerle paylaşmak istiyorum.
Belki sizin için çok küçük benim için çok büyük bir dertti tırnak yemek. Beni takip edenler (klasik cümle bla bla :) ) bilirler ki tırnaklarımı çok kısa bir şekilde yiyordum. Tam 5 gündür! :D tırnak yemiyorum. Evet 5 gün ne ki diyorsunuz belki de ama kendi rekorumu kırdım.
Aksine canım tırnak yemek de istemiyor çünkü uzadıkça güzelleşiyor.
Yani bu ne demek?
Bir sürü oje postu ve bakımlı eller demek.
Tırnaklarıma bayılıyorum :)
Heralde uzadığında yapmak istediğim tek şey fransız manikürü değil :)

Evett. Şimdi geçelim asıl konumuza.
Size bir parfümeriden indirime aldığım bir fardan bahsediyorum. Aslında iki tane aldım da ondan daha sonra bahsedeceğim.
Şu altta gördüğünüz farı sanırım 4,5 ytl gibi bir fiyata almıştım. Fakat gel gör ki performansı harika.

Kalıcılığından hiçbir şüpheniz olmasın. Toz toz olmuyor ve kalıcı.
Evet gerçekten çok güzel :)

Bu da swatchlanmış hali ;


[Resimler kötü ışık şartları altında çekilmiştir.]

Farın sanırım bir çok artısı var. Başlıca artısı fiyatının aşırı ucuz olması...
Kalıcı
Toz toz olmuyor
Ve güzel renkleri var.
Çok güzel ışıltıları var içinde ayrıca...

Almak isterseniz en yakın parfümeriye ya da buraya alalım sizi.
Burada far yok ama güzel ürünleri var.

4 Kasım 2009 Çarşamba

Pembe Kiraz


Çok cici bu blogun sahibesi çok cici hediyeler yolluyor. Buradan buyurun :)

3 Kasım 2009 Salı

Las Vegasss :)


Yine bir yarışma vakasıyla daha karşı karşıyayız. Son mesajlarım hep yarışma niteliğinde oldu yaa :)
İşte buradan buyruun :)

Bu arada ben kışa bayılırım. O kadar güzel bir mevsim kii :) Ne kadar üşüsek de hasta olsak da bence harika bir saflığı ve güzelliği var.
Zaten benim için ara mevsimler yoktur. Ya yazdasındır ya kışta.
Kışı karı çok seviyorum ben yaa :)
Bir an önce kar yağsa keşke.

2 Kasım 2009 Pazartesi

Kendine iyi bak derler ve giderler!


Bugünlerde duygusal yönlerim depreşti,herkese kimi seviyosun,niye seviyosun? gibisinden sorular soruyorum.Onlar da bana sıkılmadan,usanmadan dert yanıyorlar. Sürekli birileriyle dalga geçiyorum,kimisinin kalbini kırıyorum,kimisine aşırı ilgi gösterip küstürüyorum. Kimisine hiç ilgi göstermeyip küstürüyorum. Orta halli olduklarım hala benimler. O konuda rahatım. :) Ama bu sıralar gerçekten sıkıldım kendimden...
Bir de bu hafta çok yoğunum. Yazı yayınlayamazsam görmezden geliverin n'olur!
Hoş,35 izleyicim var ama şöyle 4 yorumları hiç göremedik. Olsun,beni izleyenlerin olduğunu bileyim yeter diyorum!
Bu arada diyete başladım,en yakın zamanda kilo verdiğimi hissettiğim anda sizlerle de eski ve yeni kilomu paylaşacağım hakeza şu anki kilomdan utanıyorum.
Ne siz sorun,ne ben söyleyeyim. Ama emin olun ideal kiloma ulaşınca şimdiki halime şişko,patates,çirkin,ıyk... diyebilecek kadar da kabiliyetliyim :)
Şimdi kendinize iyi bakın diyip çıkmak istiyorum çünkü dediğim gibi yoğunum :)

Hayattan Çıkarıp Astıklarım




Yeni blog,yeni heyecan...
Bu arkadaşımız blog dünyasına "hoşgeldi'm'" şerefine bir yarışma düzenlemiş. İşte buradan.

1 Kasım 2009 Pazar

Hediyeler



Vespa Girl de hediyeler dağıtıyor. Ulaşmak için buraya tık :)

30 Ekim 2009 Cuma

Bedava UGG

ugg boots

Bu site bedava UGG dağıtıyormuş :)
Resime tıklayarak giriş yapabilirsiniz :)
Hatta buradan da :)

29 Ekim 2009 Perşembe

DLL problemi :)

29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN.
ATAM İZİNDEYİZ.
[Küçükken belediyedekiler ne kadar çok izin yapıyor diye bir yakıştırmam vardı. Hepsi mi izinde ya diye düşündürüyordu bu beni :) Sonra anladım olayı. Biraz geç kavradım ama olsun :)]

Uzun zamandan beri cebelleştiğim bir sorun bu. Kesinlikle deli ediyor beni. Belki aranızda böyle sorunu olan vardır diye öğrendiğim bir yöntemi yazacağım. Bu DLL dosyası bana birkaç kere format attırdıktan sonra,size de attırmaması umuduyla...

Sorumuz bu ;
1) Bilgisayarım açılırken, eksik DLL dosyası olduğunu belirten bir hata ile karşılaşıyorum. Sorunumu nasıl çözebilirim?


DLL dosyaları Windows ve yüklediğiniz yazılımlarla ortak olarak kullanılan dinamik kütüphane dosyalarıdır. Sistemden bir yazılım kaldırıldığında, DLL dosyalarından bir ya da birkaçı silinebilir. Bu durumda, hata mesajında belirtilen DLL dosyasını www.drd. dyndns.org/search.html adresinde aratarak indirin. Bu dosyayı Windows altındaki System klasörüne kopyalamanız sorunu çözecektir.

Umarım sorununuz çözülmüştür:)

Kaynak

Mughetto

100.izleyiciye ulaşması şerefiyle yapılan bir yarışma daha buradan buyurun :)

28 Ekim 2009 Çarşamba

Heeey! İzleyicileriiim!

Arkadaşlar Blogger'den Wordpress'e taşınmayı düşünüyorum fakat bu konuda sizin fikirleriniz son derece önemli. Kendi fikirlerinizi yorum olarak insanlık namına yazar mısınız lütfen?

Wordpress bana daha güzel geliyor ama son karar sizin. Siz ne dersiniz?

Yeni Cicilerim


Geçen gün çarşıya indiğimde rengarenk ojeler alma niyetindeydim ve aldım da ... Aslında amacım böyle mavi,yeşil ve sarı gibi renkler almaktı. İstediğim yeşili bulamadım ama çalışmalarım devam edecek :) İşte aldıklarım ve yorumları :)

Flormar Quartz PLUS + No:099 - Gerçekten çok kolay kuruyor. Süper bir rengi var,uzun tırnakta daha güzel durduğu kanaatindeyim. Kesinlikle edinilmesi gereken bir renk :) Harika...
Golden Rose Paris No:92 - Bu cırtlak pembeye aldandım hemen aldım. Çok kolay sürümü tabiki Golden Rose'nin her zamanki özelliği. Rengini ikinci katta veriyor ve ben iki kat sürülen ojelerden hiç bir zaman haz almamış olmama rağmen Golden Rose oje kalitesini kenara itemem. Benim gibi kısa tırnaklarda çok özenle sürülmesi gereken bir renk.
Elegant No:380 - Bu harika bir pastel renk. Ben uzun zamandan beri böyle birşey arıyordum ve buldum. Sürümü zor olsa da elimizdekiyle yetineceğiz.
Classic No:279 - İçinde en beğenmediğim renk bu oldu. Dakikasına soyuluyor,güzel sürülmüyor. Bunu zaten denemek için almıştım bir daha bu markanın ojesini alacağımı sanmıyorum. Bu rengin aynısının bende golden rose versiyonu var. Onunla bunu da kıyaslamak için bir konu açıcam. Ne kadar kötü olduğunu siz anlayın artık.

100.izleyici

PofidikŞekerim 100.izleyicisine ulaşması sebebiyle bize süper hediyeler sunuyor. Hani buradan buyrun :)

Mim!

Evet,kimse tarafından mimlenmedim fakat hoşuma gitti. Yapmak istedim :)

Dolabını açtığında hangi renkler diğerlerinden daha fazla?

Siyah ve Beyaz kesinlikle. Ve de Kırmızı :)


Alışverişe gittiğinde hangi mağazaya uğramasan olmaz?
Deichmann,CosmoCity,LC Waikiki


Kendini en rahat hissettiğin giyim tarzı?

Spor kıyafetlerim,mümkünde eşofmanlarımın içinde :)

Günlük makyajında kullandıkların?

Gloss,kalem.


Kesinlikle seksi diyebileceğin bişiy (büstiyer, mini etek vs.)

Kırmızı bir straplez,altına mini bir etek. Ve onun altında uzun topuklu sivri burunlu kırmızı ayakkabılar. :) Yani bana göre kırmızı çok seksi bir renk.


Asla giymem dediğin bir kıyafet?

Yok öyle birşey :)


Fiyatları gereği erişilmesi zor yabancı markalardan en çok beğendiğin?


Sadece internetten sipariş verilen markalara ulaşamıyorum. Henüz o aşamaya gelemedim.

En fazla yatırım yaptığın sektör (eğitim, kozmetik, giyim.teknoloji,vs)

Teknoloji

Kitap- film- spor.. hangisini diğerlerinden daha çok yapıyorsun?

Kitap kesinlikle. Bayılıyorum kitap okumaya :)


Dışardayken en çok yemek yemeyi tercih ettiğin yerler?

Burger King,Atom ve Pizzacılardan herhangi birisi :)

Bende bu mimi My Makeup World,CherryCoke,PinkSugarr ve ZuzuGünlüğü'nü mimliyorum :) Hadi bakalım :)

27 Ekim 2009 Salı

Flormar Supershine Lipgloss


Flormar'dan gelen bu cici benim en sevdiğim glosslarım kategorisine 1 numaradan girmiş bulundu. Efendim ben nude,şeftali tonlarını glosslarda çok severim,özellikle bu ışıltılıysa. Gerçekten :) Benim elimdeki gloss 122 numara. Ve buradan alabilirsiniz :) Fiyatı da gayet makul hani :)
Neyse efendim, gelelim swatchlara. Bizzat dudağımda gösterdim rengi ve gayet gerçeğe yakın çıktı. Gerçekten harika bir renk. Tonlarını almayı düşünüyorum,biterse kesinlikle tekrar alınacaklar listesinde...


:)

26 Ekim 2009 Pazartesi

Flormar Cicileri :)


Evet biliyorum,çok aksattım blogu... Fakat üşendim,yazamadım.
Bu ürünler Flormar'ın blogger kampanyasından gönderilen ürünler,sevgili Elif Karayiğit yani marka müdürü sayesinde ertesi gün elimde oldu. Buradan kendisine tekrar teşekkür ediyorum. :)
Bu aralar çok yoğunum gerçekten,başımı kaşıyacak vakit bulamıyorum... Bu sene sanırım böyle dolu dolu ve biraz da bomboş geçecek... Garip ve karmakarışık günler yaşıyorum işte. Siz öyle anlayın :) Bazı sözlerimi aksattım,tutamadım. Kusura bakmayın... Onları en kısa zamanda,en boş vaktimde telafi edeceğim. Bir de bu aralar gece çok erken geliyor,karanlık çok erken çöküyor ya. İçimde bir huzursuzluk var işte.

:) Şimdilik iyi akşamlar,geceler.

25 Ekim 2009 Pazar

200.izleyici

Sevgili Hacer,iki yüzüncü izliyiceye ulaşması nedeniyle bir yarışma düzenliyor :)
Buradan gidebilirsiniz :)

20 Ekim 2009 Salı

E-flormar


Çoğunuzun bildiği gibi Flormar süper bir online site açtı. Buradan alışveriş,daha kolay,güvenli ve daha hızlı olacak görüldüğü kadarıyla. Fiyatlar da gayet uygun... Bu arada parfümler de çok güzel gözüküyor buradan :)

Sizi burdan alalım :)

15 Ekim 2009 Perşembe

10 Ekim 2009 Cumartesi

Oriflame alışverişi :)

Evet baylar bayanlarr :)
Bugün sizlere Oriflame'den yaptığım bir alışverişi konu edicem. Efendim bildiğiniz gibi Oriflame dediğimiz marka katalog üzerinden satış yapıyor ve boylarının,kokularının vs. gibi onlarca sebebin nasıl olduğunu bilemeden sadece görüntüye bakarak siparişlerinizi veriyorsunuz.
Ben daha önce Oriflame'den çilek kokulu bir sabun almıştım ama hak getire. Evin neresinde,ne oldu ona onu bile bilmiyorum. Çünkü gerçekten bir süre sonra o harika olan koku gidiyor. Yerine bildiğimiz sabun kokusu kalıyor.

İşte bu durumun bunlarda da geçerli olmadığını umduğum için bunları sipariş ettim. Ama ben bunları sipariş etmemiştim,yanlış gelmiş. Değiştiremedim. (!) Kalsın bari dedim.
Evet,evet doğru bildiniz. İlk 2 kullanımda sabunun kokusu var. Hatta buram buram yayılıyor. Fakat sonradan kokularını aramaya,bulamamaya başlıyorsunuz.


Bu yukarıdakini daha büyük bekliyorduk ancak biraz daha (!) küçük çıktı. Fakat işte buna ben bayıldım. Çünkü kuruyunca çok sert,ıslanınca da saliseler içinde yumuşacık oluyor. Harika birşey. Şekli de çok güzel öyle değil mi ?

Eeee sizin Oriflame hakkındaki fikriniz?



Not: Resimler taslak olarak kaydedilip sonradan yayınlanmıştır.

6 Ekim 2009 Salı

Nivea Double Effest Roll-on



Eveeeet :)
Şimdi gayet meşhur bir ürün ile karşınızdayım. Bu ürün hakkında çok övgü duydum,çok methini duydum ve bende almaya karar verdim. Aslında bu ürünü bir süre önce aldım fakat kullanmadan yorum yapmayayım diyerek bir kenara kaldırdım.
Bu ürünün vaatlerini yazalım önce bir atılım yapalım konuya :)

NIVEA DEODORANT Double Effect 24 saat etkili koruma sağlarken, cildi yumuşatır. Koltuk altı tıraşı sırasında tüylerin daha derinden alınmasına yardımcı olur ve böylece koltuk altının daha uzun süre pürüzsüz görünüme kavuşmasını destekler. NIVEA DEODORANT Double Effect koltuk altlarında etkili güzellik ve bakımın mükemmel birleşimidir.

  • 24 saat etkili koruma
  • Doğal avokado özleri içeren özel formül
  • Daha uzun süre pürüzsüz koltuk altları
  • Alkol içermez.
Gelelim gerçeklere :)
Cildi gerçekten yumuşatıyor. Koltuk altı traşında ve sonrasında mükemmel. Tüylerin daha geç çıkmasını ve daha kökünden alınmasını sağlıyor. Kesinlikle 24 saat boyunca ter kokmuyorsunuz. Mis gibi kokuyor. Koltuk altlarınız uzun süre pürüzsüz kalıyor.

Yani gerçekten ürün hakkında ne duyduysanız muhtemelen duyduklarınızın hepsi doğru,harika bir ürün bu. Fiyatı da makul...

5 Ekim 2009 Pazartesi

Hersheyler :)

Hersheylerin düzenlediği bir yarışma var. Buradan buyrun :)

30 Eylül 2009 Çarşamba

Yeni Ojeler :)



Baktım ki Flormar Supershine serisi çıkmış,bizde buradan bulabildiğimiz kadar alalım dedik. Renkler çok güzel,tam kıvamında :) Sürerken kesinlikle fırça izi yapmıyor,beyaz ojesine bu yüzden bittim :) Tam ortada bize sırıtan rengi bebek pembesi :) Çok çok tatlı bir rengi var,iyi kombinlemek gerekebilir. Kritik bir oje :)

Hepsi de gerçekten isminden anlaşılacağı gibi süper simli. Yine ortadakinin içinde turuncumsu renklerde simler var. Işıkta değişebiliyor. Hepsinde geçerli ama onları daha fazla incelemedim. Onun yanındaki koyu morda çok güzel,simli süper bir yapısı var :)
Kesinlikle soyulma,çizilme gibi olaylar yok. Bizzat dişlediğim ve saatlerce çıkaramadığım için tecrübem var :)
İşte bu da ortadakinin kısa tırnakta duruşu :)
Çok güzel değil mi?

+ Soyulma yapmıyor.
+ Çok hızlı kuruyor.
+ Tek kat dahi sürseniz rengi çıkıyor. (Resimdekiler tek kat.)
+ Ucuz.

-si ise yok bana göre :) Kesinlikle tavsiye ederim. Bir de SuperMatte serisini deneyelim :)

Pembe Peluş :)

Pembe peluş 100.cü izleyicisine ulaştığından dolayı bir yarışma düzenlemiş :)
Katılmak için lütfen şuraya Pembe Peluş :)

28 Eylül 2009 Pazartesi

Yeni yazılar :)

Kusura bakmayın,yazılarım biraz gecikti. Oysa resimler hazır,yazılar yazılacaklar hazır. Fakat iş bunları birleştirmeye,resimleri bilgisayara atmaya kaldı. Bu aralar bu konularda biraz sorunlar yazıyorum. Ama çok yakında yeni yeni yazılarım gelicek. Sözzz :)

20 Eylül 2009 Pazar

İyi Bayramlar


Herkese şeker tadında,güzel bayramlar diliyorum. Bayramınız kutlu olsun.
Görsel: Tık

18 Eylül 2009 Cuma

Rosense


Rosense'den numune talep etmiştim. Ettiğim gün mesaj atıp ertesi gün kapıma getirdiler. Hemde 2.5 TL'ye ... Ürünler bir numune gönderimi için fazla bile... (Ne kadar var saymadım ama fotoğraflardan isterseniz sayabilirsiniz.) 5 ml'lik tüpçüklerde gönderiyorlar. Kullanımı gayet kolay ve çarpıldığım yanı. Kargodan geldiği anda odaya dolan nefis koku. Evet harika bir kokusu var. Sanırım gül kokusuymuş fakat ben gül kokularını pek sevmem(aslında hiç sevmem)... Ama bu koku harika ve zamanla geçmiyor. Hep buram buram kokuyor. Arasıra koklamak için açtığım da oluyor tabi.
Neyse efendim fazla söze gerek yok. İçinde gelen numunelere geçelim.
Neler gelmiş; [tırnaklarımdaki deformasyonlar için özür dilerim,sabah sürdüğüm halde kemirdiğim için çıktı. Siz ona değil içeriğe bakın,öhöm.Saygılar. ]

Göz Çevresi İçin Bakım Kremi : Kıvamı baya yoğun,çok yağlı bir yapısı var. Gerçekten çok yağlı. Yağlı ciltlerin bunu kullanmasını tavsiye etmiyorum. (Evet,yaşasın numune yorumları :) ) Küçücük krem parçası bile 2 gözümün de çevresine yetti. Sanıyorum ki uzun ömürlü :)... Tüp ağzına kadar dolu :)... Kullan kullan bitmez heralde :)
Kullanımı: Günde bir kez temizlenmiş* cilde uygulanır.


Temizleme Sütü: Serinin açık pembesi :) Bu ürünün kıvamı süt şeklinde(hadi canıımmm :)),evet gerçekten öyle :D Kullanma talimatlarına uyulduğu taktirde :D gerçekten cildi ferahlatıyor. Bunun üzerine diğer kremleri uyguluyorsunuz zaten.
Kullanımı: Pamuk yardımı ile cilde uygulanır. Temizleyici pamuk ile ciltten arındırılır. Anlayamadım. Yorum yapamıyorum.


Nemlendirici Yüz Kremi: Bildiğimiz krem işte :) Nasıl anlatılır ki :)...
Kullanımı:Günde bir kez temizlenmiş* cilde uygulanır.


Nemlendirici El Kremi: Bu kremin de baya yağlı bir yapısı var ama elleri güzel nemlendiriyor. Bunun kullanma klavuzu yok. Har vurup harman savurabilirsiniz kendilerini :)


Nemlendirici Maske: Serinin en sevimli üyesi (bana göre.) Çünkü süt kıvamından biraz daha koyu bir kıvamı var ve şeffaflaşıyor. Çok sevimli birşey. Sevdim bunu. Büyük boya geçiş yapılabilir. Daha bilmiyorum.
Kullanımı: Temizlenmiş cilde*, göz çevresi açık bırakılacak şekilde uygulanır. Cilt tarafından emilmesi sağlanır. Su ile durulamayınız.


Peeling: Bunun içerisinde kırmızı kırmızı tanecikler var. Belki resimde görünmemiş olabilir ama gerçekten var :) Yüze sürüldüğünde biraz sertleştirip,gerginleştiriyor. (En güzel yanı da bu :D) Rosense'ye göre derinlemesine temizliyormuş. Net fikrimi yazamayacağım henüz.
Kullanımı: Islak cilde parmak uçlarınızla masaj yaparak uygulayın. Cildinizi ılık su ile durulayın.

*Anlayacağınız üzere Rosense'nin bir temizlik takıntısı var. Aman ha kullanma talimatlarına uyunuz. :)
**Ojeleri sansürlemek aklımda vardı da,nasıl yapacağım takıntısı vardı. Yaptıktan sonra tekrar uğraşmak da istemedim. :)
***Çok yakında swatchları da eklenecektir. :)

17 Eylül 2009 Perşembe

Blogger

Son günlerde bloguma giremiyordum. Sorunun bende olduğunu düşünüyordum fakat bende değilmiş. Herkeste bu sorun varmış. Önce sevgili Hesi'nin verdiği DNS'lerle girdi,sonradan yine gitti. İnternette araştırdım. Şöyle giriyoruz sevgili okuyucularım :)

Yeğlenen DNS sunucusu: 68.105.28.79
Diğer DNS sunucusu: 69.111.95.106

Kolay gelsin,buraya kadar nasıl gelebileceğinizi de link verdiğim blogdan bulabilirsiniz.

16 Eylül 2009 Çarşamba

Garnier Saf&Temiz 3'ü 1 arada


İnternetim hazır kopmuyorken bu konu hakkında da yazmak istedim. Garnier'i yeni bir ürünü olan ve 3 özelliği bir anda bir bünyede barındıran temizleyicisinden bahsediciiz bugün. Siyah noktalara karşı özel olarak üretilmiş bu ürün Temizleme+Peeling+Maske özelliği ile kullanıcılara sunuluyor.

[Bu resimin kalitesi için özür dilerim,ablam kapmadan önce yapıldığı için istemeden olsa akşama denk getirebildim.]

Ürünün kıvamı normal bir kremden biraz daha koyu,yüze yayıldığında ise suratınızı sert ve gergin yapıyor. Ki bu benim en sevdiğim özelliklerden biridir. Maske kıvamını burada belli ediyor zaten. Ürünün içinde bu fotoğraftan görebildiğiniz kadar(üzülmeyin altta daha net görebileceksiniz) mavi mavi mikrocuklar var. Çok tatlı renkleri var :P
[Dikkat dikkaaat!: Benim gibi bir yapınız varsa ürünü kuru olarak elinize sürtebilirsiniz. (tamamen kötü amaçlı değil,yedirme denemeli :) ) Fakat bunu yaparken hem ürün elinizde alçı gibi kalıyor hemde sürttükçe bu küçük mavi mikrocuklar elinizi çok acıtıyor. Önemli uyarıdır. Dikkate alınız :) ]


Sürüldüğünde ise böyle bir yapısı var. Ki bu az sürülmüş hali,yoksa tüm suratınıza yayılıp harika bir his veriyor ona göre :) Bu iyi yanı az sonra kuruyacak. :)

Ürün Yorumları

Aslında ne kadar doğru yapabilirim bilmiyorum ama benim siyah noktam yok. Bu yüzden bunu kullanmam sadece cildimin biraz ferahlaması içindi. Ama baktım uzun zamandan beri kullanmıyorum bari siyah noktalı ablama vereyim dedim. :)) [Ne kadar ağır bir cümle oldu bu böyle :S] Bana göre gerçekten harika bir üründü,ama ablamdan yorumlarını aldığımda muhakkak ekleme yapılacaktır.

+Uygun fiyatlı bir ürün. Tam olarak hatırlayamasam da.
+Siyah noktası olmayanlar içinde gerçekten güzel bir ürün olduğunu düşünüyorum,çünkü benim cildimi ciddi ferahlatıyor.

-Aslında ürünün bana göre herhangi bir eksisi yok fakat kuru kuru fazla sürttüğünüzde acıtıyor. Ben niye kuru kuru sürteyim derseniz de lafım yok. :)

Flormar 5'li far paleti :)

Flormar'ın yeni ürettiği ürünler aslında çok güzeller.Yani Flormar'ın kendini çok geliştirdiğine inanıyorum. Flormar markasını pek sevmem önyargılarım vardır ama bu paleti sevdim gibi gibi :) Aslında çok uçuşan renkleri var. Sürdükten sonra hemen siliniveriyor ama bir baz ile renklerin daha güzel görüneceğine inanıyorum. Fotoğraflarda da görebileceğiniz gibi çok tozuyor. Palete gelirsek ;

Palet tasarımını çok sade buluyorum :) Çok sağlam bir aplikatörü var bence. Beni idare edebiliyor. Her paletin içinde gördüğünüz gibi 5 renk mevcut ve renkler uyumlu. Açıktan koyuya doğru gidiyor.
Swatchlarını da göstermek istedim. Artık alır mısınız,almaz mısınız bilmem. Benden göstermesi :)


Gördüğünüz gibi beyazımız çok tozuyor ve kullanılmayacak kadar kötü. 2.renk ve 3. renk karışıp tek bir renk şekline geliyorlar,aralarında çok çok hafif bir ton farkı var. 4. rengini çok sevdim,güzel kalıcı. Aynı şekilde 5. renk de öyle.

[Artılar : ♥ Eksiler: ▼]

♥Ucuz. Ben bunu 9.75'e almıştım fakat 6'ya da bulabildim. Çeşitli renklerini yakın zamanda denemeyi düşünüyorum.
♥Aplikatörünü sağlam buldum.

▼Farlar uçuyor. Kaybolup gidiyor. Kesinlikle çok kötü. Ucuz etin yahnisi.
▼Renkler birbirine karışıyor. Tek bir renk halini alıyor.
▼Parmağımla dahi silinebilir bir yapısı var.

Genel olarak beğenmedim. Fakat tekrar almayı,farklı renklerinden almayı düşünüyorum. Hepsini denedikten sonra tekrar yorum yaparım. Bir far için tüm Flormar'ı karalamak doğru değil di miii ? :)