30 Kasım 2009 Pazartesi

Ama gel gör ki;hastayım bugün..!


Az evvelsine kadar hiç birşeyim olmamasına rağmen [3 saat öncesi kadar] birden titremeye,üşümeye başladım.
Çok hastayım,eğer bugün hasta olmasaydım tüm resimleri yükleyip,yazılarını yazıp sırayla onları yayımlayacaktım.
Ama gel gör ki...
Donuyorum,kolumu oynatacak halim yok.
[Buraya iki dolaşıyım diye girdim. Burada da hastayım yani :)]
Öpüyorum hepinizi,en kısa zamanda görüşmek üzere...

Ojelerim

Evett,şimdi önemli bir konuya daha parmak basmak istiyorum.
Ben bir oje manyağıyım ve her geçen gün onlara yenisini ekliyorum.
Aşağıda gördüklerinize daha bir sürüsü eklendi...
Bunların her rengini göstermek için o kadar çok çaba sarf ettim ki :) Görülmeye değerdi.

1.Flormar
2.Flormar Supershine
3.Golden Rose Paris
4.Golden Rose Paris
5.Flormar
6.Golden Rose Paris
7.Flormar Plus Kuartz
8.Classic
9.Golden Rose Paris
10.Flormar
11.Elegant
12-13.Golden Rose Paris
14.Flormar Supershine
15.Flormar
16.Elegant
17-18.Flormar Supershine
19-20.Golden Rose Paris
21.Flormar
22.Flormar Plus Kuartz
23.Flormar Supershine
[Bir ara no.larını da eklerim...]
Ojeler hakkında tek tek yorum yapmayacağım. Zamanla size renkleri parmaklarımda gösteririm fakat seri olarak yorum yapmam gerekirse Flormar Supershine serisi harika... [SuperMatteler de en kısa sürede alınacak.] Çok çabuk kuruyor. Tırnakta kalıcılığı da çok fazla.
Golden Rose Paris çok kolay sürülüyor,kuruması hızlı. Flormar SuperShineler kadar kalıcı değiller.
Elegant ve Classic için ise hem hiç kolay sürülmüyorlar,hem de çok çabuk soyuluyorlar. Ucuz etin yahnisi misali...
Aşağıdakiler de swatchları...


28 Kasım 2009 Cumartesi

İnsan mısınız?

Lütfen midesi kaldırmayan aşağıdaki resimlere bakmasın. Baştan uyarayım.
Kurban kaçmasın diye canlı canlı ayağını kesmişler. Ve ben az önce bunu seyrettim,hayvan can havliyle hala kaçmaya çalışıyordu.
İçim burkuldu.
Yemin ediyorum çok kötü oldum ve ağladım da hani.
Ne bu vahşet,amacınız ne,yürek diye birşey kalmadı mı hiç sizde?
İnsanım diye hala alnınız ak dolanabiliyor musunuz siz? Hala gururla gezebiliyor musunuz?
Şimdi siz sevap işlediğinizi mi sanıyorsunuz?
Gerizekalılar.
Hayır,gerçekten merak ediyorum. İnsan mısınız siz?
[Daha çoğunu yazardım da şimdi siz rahatsız olmayın.]

26 Kasım 2009 Perşembe

Kurban Bayramıı :)

Hepinizin kurban bayramını kutlar sözü bu kurban bayramında yüzümü güldüren ineciklere bırakırım :)

24 Kasım 2009 Salı

Yeni ben yine ben!

Öncelikle değerli öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler gününü kutlar,ellerinden öperim!

Yazıya böyle resmi bir giriş yaptıktan sonra size dolandırmadan neler olup bittiğini anlatacağım! :)
Evet,evet. Tahmin edebildiğiniz gibi kısa bir süreliğine İstanbul'a gidip,geldim. İstanbul'da olduğum süreçte internete giremedim. Yazı yazamadım hatta blogları takip edemedim. Dün akşamdan beri bloglara gelen yazıları okumakla meşgulüm. Size dün de yazamadım. İstanbul'da kına ve nikah vardı. Eğlendik,güldük,kuzenlerle kuzi kuzi resim çekindik :)
Sevgili Mughetto'cum İstanbul'a gitmeden önce beni bir konuda uyardı. Çok teşekkür ederim canım:)
Yorum yazarken kod istiyormuş ve kod da çoğunlukla çıkmıyormuş.Benim bundan haberim yoktu ve hemen düzelttim bu sorunu. Eğer şimdi yorum yazmak istiyorsanız yazabilirsiniz. Gerçekten...

Yeni bir kitap aldım. Çok eğlenceli,güldürüklü bir kitap :)
"Şu Hortumlu Dünyada Fil Yalnız Bir Hayvandır" kitabımın ismi. Zaten hep böyle garip isimli kitapların altından komik şeyler çıkıyor. :)
Birçok yeni yeni ciciler aldım. Onları da en kısa zamanda fotoğraflamak ve yayınlamak dileğiyle...

17 Kasım 2009 Salı

Blogun yeni hali

Blogumun yeni hali mi daha güzel,eski hali mi?

Kısa bir süreliğine :)

Kısa bir süreliğine İstanbul'a gidip geleceğim.
Perşembe gününden itibaren burada olmayacağım.
Salı günü belki yazıları toplayıp yazabilirim.
Blogu aksattığım için hepinizden özür :)

16 Kasım 2009 Pazartesi

Papatya Bahçesi

Papatya bahçesinden hediyeler... İşte buradannn :)

13 Kasım 2009 Cuma

Sechhill


100.izleyiciye ulaşması şerefine yapılan bir yarışma daha :)
-Buradannnn :)

8 Kasım 2009 Pazar

Çatı Serisi

Size belki yıllar önce bitirdiğiniz,belki hiç okumadığınız bu muhteşem ötesi kitaptan bahsedeceğim. Okumadıysanız bana göre çok büyük şeyler kaçırdınız.
Okuduysanız da tekrar okumanızı tavsiye ederim.

Bu kitabı bayıla bayıla okudum. Hatta dün gece iki buçukta yattım sırf ne olduğunu merak ettiğimden dolayı. Bu serinin sadece ilk kitabını okuyabildim.
Dollanganger Ailesi Serisi 4 kitaptan oluşuyor.
Çatı

Çatıdaki Rüzgar

Gazap Tohumları

Çatıdaki Dikenler

Evet. Ben şu an sadece Çatı'yı okuyabildim. Ablam çok heyecanlı yerlerini anlattı fakat yine de okumak gibi olmuyor.
İkinciye aslında bugün geçip okuyup bitirip 3.ye geçme gibi planlarım da vardı fakat bulamadım. Ama yarın yapılacaklar listesinde Çatıdaki Rüzgar'ı mutlaka bulmak var.

Şimdi ben ilk kitabta okuduklarımı anlatacağım. Ama okumak isteyen sakın alta bakmasın.
Bu yazıyı burada sonlardırsın.

Çatı

4 çocuklu bir aile güzel bir yaşam sürmektedir. Ta ki babaları ölene dek. Babaları ölünce çok savruk olan anneleri bir anda tüm paralarını yitirir ve evden taşınmak zorunda kalırlar. Ve evden alınan çok az şeyle birlikte büyükanne ve büyükbabanın evine gidilmektedir. Gecenin karanlığında çocukları gizlice içeri sokarlar ve büyükbabalarının annelerini geçmişte işlediği bir suçtan dolayı affetmediğini ve çocuklarını bilmediği için 4 tane çocuğu çatıya kitlerler. Fakat bu tavanarasında geçen günler 4 çocuk için hiç de iyi olmamıştır. Büyükanneleri her sabah onların yanına bir piknik sepetiyle gelip tüm günün yiyeceklerini bırakıp odadan ayrılıyordur. Ve tek tembihi de Tatlılardan yemeyin. Dişlerinizi çürütür. oluyordur.
Anneleri ilk zamanlar her gün gelip sonraları çocuklarını aksatmıştır. Ve hergün onlara buradan onları kurtaracağını söyleyip gidiyordur. Büyükbabanın ölmesi gerekiyordur.
Bu sırada çatı katını keşfederler. Çatı katında kendilerine ait küçük bir dünya oluşturmuşlardır. Çünkü onlara kesin ve katı kurallar koymuşlardır. Penceleri bile açmak yasaktır. Hatta perdeleri bile.
Gel zaman git zaman küçük ikizler annelerini unutmuşlar ve Cathy'i annesi Chris'i ise babası benimsemişlerdir. Ve de Cathy ile Chris bu tavan arasında birbirine aşık olmuştur.
Çocuklar yaklaşık 2 yıldan beri buradalardır ve anneleri bir gün onları ziyarete gelir. Çok uzun bir aradan sonra. Çatı katından kaçmaya çalışan çocuklar annesinin anahtarının tahta bir kopyasını yapıp kilitli kapıdan kurtulmak için anahtar yaparlar. Ve dış kapıya açılırlar. Fakat bu arada küçük kardeşleri ölmüştür. [Erkek]
2 yıl 5 ay kadar sonra çatı katından kurtulup Chris para bulmaya çalışır. Fakat evde ne annesi vardır ne de ölünmesi beklenen büyükbabası. Büyükbaba 1 sene önce ölmüştür ve annesi de onları bu evde terkedip gitmiştir. Chris çok bilgilidir ve küçük kardeşinin neden olduğunu çok zaman geçmeden anlar. Küçük kardeşi pudra şekeriyle karıştırılan arsenik zehirlenmesinden ölmüştür. Ve bu arseniği pastalarına anneleri katmaktadır. Büyükannesi ise yememeleri konusunda hep onları uyarmaktadır. Ve çocuklar buradan kaçarlar. Bir trene binip Florida'ya gideceklerdir.

Yedikıta

Bir çekiliş daha var. İşte buradan...

6 Kasım 2009 Cuma

LadyRose Far

Selaaaaammm :)))
Size ürünü tanıtmadan önce benim için çok önemli olan birşeyi sizlerle paylaşmak istiyorum.
Belki sizin için çok küçük benim için çok büyük bir dertti tırnak yemek. Beni takip edenler (klasik cümle bla bla :) ) bilirler ki tırnaklarımı çok kısa bir şekilde yiyordum. Tam 5 gündür! :D tırnak yemiyorum. Evet 5 gün ne ki diyorsunuz belki de ama kendi rekorumu kırdım.
Aksine canım tırnak yemek de istemiyor çünkü uzadıkça güzelleşiyor.
Yani bu ne demek?
Bir sürü oje postu ve bakımlı eller demek.
Tırnaklarıma bayılıyorum :)
Heralde uzadığında yapmak istediğim tek şey fransız manikürü değil :)

Evett. Şimdi geçelim asıl konumuza.
Size bir parfümeriden indirime aldığım bir fardan bahsediyorum. Aslında iki tane aldım da ondan daha sonra bahsedeceğim.
Şu altta gördüğünüz farı sanırım 4,5 ytl gibi bir fiyata almıştım. Fakat gel gör ki performansı harika.

Kalıcılığından hiçbir şüpheniz olmasın. Toz toz olmuyor ve kalıcı.
Evet gerçekten çok güzel :)

Bu da swatchlanmış hali ;


[Resimler kötü ışık şartları altında çekilmiştir.]

Farın sanırım bir çok artısı var. Başlıca artısı fiyatının aşırı ucuz olması...
Kalıcı
Toz toz olmuyor
Ve güzel renkleri var.
Çok güzel ışıltıları var içinde ayrıca...

Almak isterseniz en yakın parfümeriye ya da buraya alalım sizi.
Burada far yok ama güzel ürünleri var.

4 Kasım 2009 Çarşamba

Pembe Kiraz


Çok cici bu blogun sahibesi çok cici hediyeler yolluyor. Buradan buyurun :)

3 Kasım 2009 Salı

Las Vegasss :)


Yine bir yarışma vakasıyla daha karşı karşıyayız. Son mesajlarım hep yarışma niteliğinde oldu yaa :)
İşte buradan buyruun :)

Bu arada ben kışa bayılırım. O kadar güzel bir mevsim kii :) Ne kadar üşüsek de hasta olsak da bence harika bir saflığı ve güzelliği var.
Zaten benim için ara mevsimler yoktur. Ya yazdasındır ya kışta.
Kışı karı çok seviyorum ben yaa :)
Bir an önce kar yağsa keşke.

2 Kasım 2009 Pazartesi

Kendine iyi bak derler ve giderler!


Bugünlerde duygusal yönlerim depreşti,herkese kimi seviyosun,niye seviyosun? gibisinden sorular soruyorum.Onlar da bana sıkılmadan,usanmadan dert yanıyorlar. Sürekli birileriyle dalga geçiyorum,kimisinin kalbini kırıyorum,kimisine aşırı ilgi gösterip küstürüyorum. Kimisine hiç ilgi göstermeyip küstürüyorum. Orta halli olduklarım hala benimler. O konuda rahatım. :) Ama bu sıralar gerçekten sıkıldım kendimden...
Bir de bu hafta çok yoğunum. Yazı yayınlayamazsam görmezden geliverin n'olur!
Hoş,35 izleyicim var ama şöyle 4 yorumları hiç göremedik. Olsun,beni izleyenlerin olduğunu bileyim yeter diyorum!
Bu arada diyete başladım,en yakın zamanda kilo verdiğimi hissettiğim anda sizlerle de eski ve yeni kilomu paylaşacağım hakeza şu anki kilomdan utanıyorum.
Ne siz sorun,ne ben söyleyeyim. Ama emin olun ideal kiloma ulaşınca şimdiki halime şişko,patates,çirkin,ıyk... diyebilecek kadar da kabiliyetliyim :)
Şimdi kendinize iyi bakın diyip çıkmak istiyorum çünkü dediğim gibi yoğunum :)

Hayattan Çıkarıp Astıklarım




Yeni blog,yeni heyecan...
Bu arkadaşımız blog dünyasına "hoşgeldi'm'" şerefine bir yarışma düzenlemiş. İşte buradan.

1 Kasım 2009 Pazar

Hediyeler



Vespa Girl de hediyeler dağıtıyor. Ulaşmak için buraya tık :)

30 Kasım 2009 Pazartesi

Ama gel gör ki;hastayım bugün..!


Az evvelsine kadar hiç birşeyim olmamasına rağmen [3 saat öncesi kadar] birden titremeye,üşümeye başladım.
Çok hastayım,eğer bugün hasta olmasaydım tüm resimleri yükleyip,yazılarını yazıp sırayla onları yayımlayacaktım.
Ama gel gör ki...
Donuyorum,kolumu oynatacak halim yok.
[Buraya iki dolaşıyım diye girdim. Burada da hastayım yani :)]
Öpüyorum hepinizi,en kısa zamanda görüşmek üzere...

Ojelerim

Evett,şimdi önemli bir konuya daha parmak basmak istiyorum.
Ben bir oje manyağıyım ve her geçen gün onlara yenisini ekliyorum.
Aşağıda gördüklerinize daha bir sürüsü eklendi...
Bunların her rengini göstermek için o kadar çok çaba sarf ettim ki :) Görülmeye değerdi.

1.Flormar
2.Flormar Supershine
3.Golden Rose Paris
4.Golden Rose Paris
5.Flormar
6.Golden Rose Paris
7.Flormar Plus Kuartz
8.Classic
9.Golden Rose Paris
10.Flormar
11.Elegant
12-13.Golden Rose Paris
14.Flormar Supershine
15.Flormar
16.Elegant
17-18.Flormar Supershine
19-20.Golden Rose Paris
21.Flormar
22.Flormar Plus Kuartz
23.Flormar Supershine
[Bir ara no.larını da eklerim...]
Ojeler hakkında tek tek yorum yapmayacağım. Zamanla size renkleri parmaklarımda gösteririm fakat seri olarak yorum yapmam gerekirse Flormar Supershine serisi harika... [SuperMatteler de en kısa sürede alınacak.] Çok çabuk kuruyor. Tırnakta kalıcılığı da çok fazla.
Golden Rose Paris çok kolay sürülüyor,kuruması hızlı. Flormar SuperShineler kadar kalıcı değiller.
Elegant ve Classic için ise hem hiç kolay sürülmüyorlar,hem de çok çabuk soyuluyorlar. Ucuz etin yahnisi misali...
Aşağıdakiler de swatchları...


28 Kasım 2009 Cumartesi

İnsan mısınız?

Lütfen midesi kaldırmayan aşağıdaki resimlere bakmasın. Baştan uyarayım.
Kurban kaçmasın diye canlı canlı ayağını kesmişler. Ve ben az önce bunu seyrettim,hayvan can havliyle hala kaçmaya çalışıyordu.
İçim burkuldu.
Yemin ediyorum çok kötü oldum ve ağladım da hani.
Ne bu vahşet,amacınız ne,yürek diye birşey kalmadı mı hiç sizde?
İnsanım diye hala alnınız ak dolanabiliyor musunuz siz? Hala gururla gezebiliyor musunuz?
Şimdi siz sevap işlediğinizi mi sanıyorsunuz?
Gerizekalılar.
Hayır,gerçekten merak ediyorum. İnsan mısınız siz?
[Daha çoğunu yazardım da şimdi siz rahatsız olmayın.]

26 Kasım 2009 Perşembe

Kurban Bayramıı :)

Hepinizin kurban bayramını kutlar sözü bu kurban bayramında yüzümü güldüren ineciklere bırakırım :)

24 Kasım 2009 Salı

Yeni ben yine ben!

Öncelikle değerli öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler gününü kutlar,ellerinden öperim!

Yazıya böyle resmi bir giriş yaptıktan sonra size dolandırmadan neler olup bittiğini anlatacağım! :)
Evet,evet. Tahmin edebildiğiniz gibi kısa bir süreliğine İstanbul'a gidip,geldim. İstanbul'da olduğum süreçte internete giremedim. Yazı yazamadım hatta blogları takip edemedim. Dün akşamdan beri bloglara gelen yazıları okumakla meşgulüm. Size dün de yazamadım. İstanbul'da kına ve nikah vardı. Eğlendik,güldük,kuzenlerle kuzi kuzi resim çekindik :)
Sevgili Mughetto'cum İstanbul'a gitmeden önce beni bir konuda uyardı. Çok teşekkür ederim canım:)
Yorum yazarken kod istiyormuş ve kod da çoğunlukla çıkmıyormuş.Benim bundan haberim yoktu ve hemen düzelttim bu sorunu. Eğer şimdi yorum yazmak istiyorsanız yazabilirsiniz. Gerçekten...

Yeni bir kitap aldım. Çok eğlenceli,güldürüklü bir kitap :)
"Şu Hortumlu Dünyada Fil Yalnız Bir Hayvandır" kitabımın ismi. Zaten hep böyle garip isimli kitapların altından komik şeyler çıkıyor. :)
Birçok yeni yeni ciciler aldım. Onları da en kısa zamanda fotoğraflamak ve yayınlamak dileğiyle...

17 Kasım 2009 Salı

Blogun yeni hali

Blogumun yeni hali mi daha güzel,eski hali mi?

Kısa bir süreliğine :)

Kısa bir süreliğine İstanbul'a gidip geleceğim.
Perşembe gününden itibaren burada olmayacağım.
Salı günü belki yazıları toplayıp yazabilirim.
Blogu aksattığım için hepinizden özür :)

16 Kasım 2009 Pazartesi

13 Kasım 2009 Cuma

Sechhill


100.izleyiciye ulaşması şerefine yapılan bir yarışma daha :)
-Buradannnn :)

8 Kasım 2009 Pazar

Çatı Serisi

Size belki yıllar önce bitirdiğiniz,belki hiç okumadığınız bu muhteşem ötesi kitaptan bahsedeceğim. Okumadıysanız bana göre çok büyük şeyler kaçırdınız.
Okuduysanız da tekrar okumanızı tavsiye ederim.

Bu kitabı bayıla bayıla okudum. Hatta dün gece iki buçukta yattım sırf ne olduğunu merak ettiğimden dolayı. Bu serinin sadece ilk kitabını okuyabildim.
Dollanganger Ailesi Serisi 4 kitaptan oluşuyor.
Çatı

Çatıdaki Rüzgar

Gazap Tohumları

Çatıdaki Dikenler

Evet. Ben şu an sadece Çatı'yı okuyabildim. Ablam çok heyecanlı yerlerini anlattı fakat yine de okumak gibi olmuyor.
İkinciye aslında bugün geçip okuyup bitirip 3.ye geçme gibi planlarım da vardı fakat bulamadım. Ama yarın yapılacaklar listesinde Çatıdaki Rüzgar'ı mutlaka bulmak var.

Şimdi ben ilk kitabta okuduklarımı anlatacağım. Ama okumak isteyen sakın alta bakmasın.
Bu yazıyı burada sonlardırsın.

Çatı

4 çocuklu bir aile güzel bir yaşam sürmektedir. Ta ki babaları ölene dek. Babaları ölünce çok savruk olan anneleri bir anda tüm paralarını yitirir ve evden taşınmak zorunda kalırlar. Ve evden alınan çok az şeyle birlikte büyükanne ve büyükbabanın evine gidilmektedir. Gecenin karanlığında çocukları gizlice içeri sokarlar ve büyükbabalarının annelerini geçmişte işlediği bir suçtan dolayı affetmediğini ve çocuklarını bilmediği için 4 tane çocuğu çatıya kitlerler. Fakat bu tavanarasında geçen günler 4 çocuk için hiç de iyi olmamıştır. Büyükanneleri her sabah onların yanına bir piknik sepetiyle gelip tüm günün yiyeceklerini bırakıp odadan ayrılıyordur. Ve tek tembihi de Tatlılardan yemeyin. Dişlerinizi çürütür. oluyordur.
Anneleri ilk zamanlar her gün gelip sonraları çocuklarını aksatmıştır. Ve hergün onlara buradan onları kurtaracağını söyleyip gidiyordur. Büyükbabanın ölmesi gerekiyordur.
Bu sırada çatı katını keşfederler. Çatı katında kendilerine ait küçük bir dünya oluşturmuşlardır. Çünkü onlara kesin ve katı kurallar koymuşlardır. Penceleri bile açmak yasaktır. Hatta perdeleri bile.
Gel zaman git zaman küçük ikizler annelerini unutmuşlar ve Cathy'i annesi Chris'i ise babası benimsemişlerdir. Ve de Cathy ile Chris bu tavan arasında birbirine aşık olmuştur.
Çocuklar yaklaşık 2 yıldan beri buradalardır ve anneleri bir gün onları ziyarete gelir. Çok uzun bir aradan sonra. Çatı katından kaçmaya çalışan çocuklar annesinin anahtarının tahta bir kopyasını yapıp kilitli kapıdan kurtulmak için anahtar yaparlar. Ve dış kapıya açılırlar. Fakat bu arada küçük kardeşleri ölmüştür. [Erkek]
2 yıl 5 ay kadar sonra çatı katından kurtulup Chris para bulmaya çalışır. Fakat evde ne annesi vardır ne de ölünmesi beklenen büyükbabası. Büyükbaba 1 sene önce ölmüştür ve annesi de onları bu evde terkedip gitmiştir. Chris çok bilgilidir ve küçük kardeşinin neden olduğunu çok zaman geçmeden anlar. Küçük kardeşi pudra şekeriyle karıştırılan arsenik zehirlenmesinden ölmüştür. Ve bu arseniği pastalarına anneleri katmaktadır. Büyükannesi ise yememeleri konusunda hep onları uyarmaktadır. Ve çocuklar buradan kaçarlar. Bir trene binip Florida'ya gideceklerdir.

Yedikıta

Bir çekiliş daha var. İşte buradan...

6 Kasım 2009 Cuma

LadyRose Far

Selaaaaammm :)))
Size ürünü tanıtmadan önce benim için çok önemli olan birşeyi sizlerle paylaşmak istiyorum.
Belki sizin için çok küçük benim için çok büyük bir dertti tırnak yemek. Beni takip edenler (klasik cümle bla bla :) ) bilirler ki tırnaklarımı çok kısa bir şekilde yiyordum. Tam 5 gündür! :D tırnak yemiyorum. Evet 5 gün ne ki diyorsunuz belki de ama kendi rekorumu kırdım.
Aksine canım tırnak yemek de istemiyor çünkü uzadıkça güzelleşiyor.
Yani bu ne demek?
Bir sürü oje postu ve bakımlı eller demek.
Tırnaklarıma bayılıyorum :)
Heralde uzadığında yapmak istediğim tek şey fransız manikürü değil :)

Evett. Şimdi geçelim asıl konumuza.
Size bir parfümeriden indirime aldığım bir fardan bahsediyorum. Aslında iki tane aldım da ondan daha sonra bahsedeceğim.
Şu altta gördüğünüz farı sanırım 4,5 ytl gibi bir fiyata almıştım. Fakat gel gör ki performansı harika.

Kalıcılığından hiçbir şüpheniz olmasın. Toz toz olmuyor ve kalıcı.
Evet gerçekten çok güzel :)

Bu da swatchlanmış hali ;


[Resimler kötü ışık şartları altında çekilmiştir.]

Farın sanırım bir çok artısı var. Başlıca artısı fiyatının aşırı ucuz olması...
Kalıcı
Toz toz olmuyor
Ve güzel renkleri var.
Çok güzel ışıltıları var içinde ayrıca...

Almak isterseniz en yakın parfümeriye ya da buraya alalım sizi.
Burada far yok ama güzel ürünleri var.

4 Kasım 2009 Çarşamba

Pembe Kiraz


Çok cici bu blogun sahibesi çok cici hediyeler yolluyor. Buradan buyurun :)

3 Kasım 2009 Salı

Las Vegasss :)


Yine bir yarışma vakasıyla daha karşı karşıyayız. Son mesajlarım hep yarışma niteliğinde oldu yaa :)
İşte buradan buyruun :)

Bu arada ben kışa bayılırım. O kadar güzel bir mevsim kii :) Ne kadar üşüsek de hasta olsak da bence harika bir saflığı ve güzelliği var.
Zaten benim için ara mevsimler yoktur. Ya yazdasındır ya kışta.
Kışı karı çok seviyorum ben yaa :)
Bir an önce kar yağsa keşke.

2 Kasım 2009 Pazartesi

Kendine iyi bak derler ve giderler!


Bugünlerde duygusal yönlerim depreşti,herkese kimi seviyosun,niye seviyosun? gibisinden sorular soruyorum.Onlar da bana sıkılmadan,usanmadan dert yanıyorlar. Sürekli birileriyle dalga geçiyorum,kimisinin kalbini kırıyorum,kimisine aşırı ilgi gösterip küstürüyorum. Kimisine hiç ilgi göstermeyip küstürüyorum. Orta halli olduklarım hala benimler. O konuda rahatım. :) Ama bu sıralar gerçekten sıkıldım kendimden...
Bir de bu hafta çok yoğunum. Yazı yayınlayamazsam görmezden geliverin n'olur!
Hoş,35 izleyicim var ama şöyle 4 yorumları hiç göremedik. Olsun,beni izleyenlerin olduğunu bileyim yeter diyorum!
Bu arada diyete başladım,en yakın zamanda kilo verdiğimi hissettiğim anda sizlerle de eski ve yeni kilomu paylaşacağım hakeza şu anki kilomdan utanıyorum.
Ne siz sorun,ne ben söyleyeyim. Ama emin olun ideal kiloma ulaşınca şimdiki halime şişko,patates,çirkin,ıyk... diyebilecek kadar da kabiliyetliyim :)
Şimdi kendinize iyi bakın diyip çıkmak istiyorum çünkü dediğim gibi yoğunum :)

Hayattan Çıkarıp Astıklarım




Yeni blog,yeni heyecan...
Bu arkadaşımız blog dünyasına "hoşgeldi'm'" şerefine bir yarışma düzenlemiş. İşte buradan.

1 Kasım 2009 Pazar

Hediyeler



Vespa Girl de hediyeler dağıtıyor. Ulaşmak için buraya tık :)